Business Ekonomi Dünya Almanya’da AfD skandalı: İsrail şirketi, silah üretimi ve sınır dışı iddiaları!

Almanya’da AfD skandalı: İsrail şirketi, silah üretimi ve sınır dışı iddiaları!

Saksonya-Anhalt eyaletinde sandıktan birinci çıkan AfD’nin başbakan adayı Ulrich Siegmund, silah üretimini partisinin zorunlu göç ve sınır dışı politikalarıyla ilişkilendirerek Alman siyasetinde büyük bir infiale yol açtı.

Almanya’da AfD skandalı: İsrail şirketi, silah üretimi ve sınır dışı iddiaları!

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyalet meclisi seçimlerinde sandıktan zaferle çıkan aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin eyalet başbakan adayı Ulrich Siegmund, kışkırtıcı açıklamalarıyla ülke gündemine bomba gibi düştü. Magdeburg Eyalet Meclisi’ndeki kurucu grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Siegmund, eyalette kurulması planlanan silah tesisleri ile partinin tartışmalı sınır dışı politikaları arasında bağ kurdu.

Silah Üretimi ile Göç Politikası Arasında "Tehlikeli Bağ"

Söylemleriyle kısa sürede şimşekleri üzerine çeken Siegmund, İsrail merkezli Elbit Systems şirketinin Sangerhausen beldesinde askeri tesis kurma planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AfD'nin silah üretimine ilkesel olarak karşı olmadığını savunan aşırı sağcı politikacı, kullandığı ifadelerle bardağı taşırdı:

"Silah üretimini genel olarak şeytanlaştırmıyoruz. Çünkü ilerleyen dönemde hayata geçireceğimiz geriye göç ve sınır dışı etme adımlarında, doğaldır ki buna uygun araçlara da ihtiyacımız olacak."

Savunma sanayiini iç güvenlik ve ulusal istikrar açısından gerekli gördüklerini belirten Siegmund, bu durumun gökten zembille inmeyeceğini belirterek askeri kapasitenin "zorunlu tahliye" süreçlerinde kritik rol oynayacağını iddia etti.

Siyasi Partilerden Tepki Yağdı: "Bu Bir Etnik Temizdir"

AfD’li adayın açıklamaları, Almanya’daki siyasi yelpazenin her kesiminden çok sert karşılık buldu. Sosyal Demokrat Parti (SPD) Saksonya-Anhalt Meclis Grup Başkanı Katja Paehle, söz konusu ifadelerin tehlikeli bir boyuta ulaştığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"Toplu sınır dışı kararlarını duyuranların, tam da bu noktada silah üretimini gündeme getirmesi şiddetin siyasi bir araç olarak görüldüğünün kanıtıdır. Bu bir dil sürçmesi veya yanlış anlaşılma değil, doğrudan siyasi bir tehdittir."

Eski Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Sekreteri Ruprecht Polenz ise tabloyu daha net bir ifadeyle özetleyerek Siegmund'un yaklaşımını "Buna etnik temizlik denir" sözleriyle eleştirdi. Sahralı BSW partisinin Eş Başkanı Fabio De Masi de AfD'nin eyaleti yönetmekten ziyade provokatif söylemlerle çaresizce çıkış aradığını belirtti.

Seçim Zaferine Rağmen Hükümet Krizde

Seçimlerde oyların %43,8’ini alarak birinci parti olan AfD, tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadığı için oydaş bulmakta zorlanıyor. Bölgedeki Elbit Systems tesisine yönelik tartışmalar sürerken, Siegmund’un bu hamlesinin hükümet kurma süreçlerini daha da kilitlediği ifade ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız