Küresel enerji ticaretinin en kritik ve hassas noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde tarihi bir iddiayla sarsılıyor. Washington yönetiminin, bölgede tırmanan İran gerilimine rağmen petrol sevkiyatının sekteye uğramaması adına Basra Körfezi'nde üst düzey güvenlik önlemleriyle donatılmış gizli bir deniz koridoru oluşturduğu öne sürüldü.
Fort Bragg Üssü’nden Gece Vakti Yönetilen Sevkiyat
ABD merkezli yayın organı Axios'un üst düzey Amerikalı yetkililere dayandırdığı çarpıcı iddialara göre, söz konusu stratejik operasyon bir süredir büyük bir gizlilik içinde yürütülüyor. ABD ordusunun North Carolina eyaletindeki Fort Bragg üssünden koordine edilen bu operasyon kapsamında, gemiler her gece belirlenen hassas saat aralıklarında harekete geçiyor.
Hürmüz Boğazı'nın güney hattı boyunca uzanan güzergahta her gece 15 ile 20 arasında dev petrol tankeri iki ayrı konvoy halinde seyrediyor. Giriş ve çıkış olmak üzere bölünen konvoylar, ABD ordusunun anlık yönlendirmeleriyle güney kanalını kullanarak güvenli geçiş sağlıyor.
Günde 10 Milyon Varil Petrol Piyasaya Akıyor
İddia edilen operasyonun boyutları sadece yüklü gemilerin boğazdan çıkarılmasıyla sınırlı kalmıyor. Washington yönetiminin yönlendirmesi altındaki askeri unsurlar, Umman Denizi'nden gelerek Basra Körfezi’ne girmek isteyen boş tankerlerin de güvenliğini üstleniyor. Böylece kriz dönemine rağmen boğaz üzerinden her gün yaklaşık 10 milyon varil ham petrol küresel pazarlara ulaştırılıyor.
Uzmanlar, taşınan bu miktarın çatışma öncesi dönemlerdeki hacmin neredeyse yarısına denk geldiğine dikkat çekse de hamlenin dünya enerji piyasalarındaki arz sıkıntısını ve olası fiyat dalgalanmalarını önemli ölçüde engellediğini vurguluyor.
CENTCOM Hamlesi Sonrası Yol Açıldı
Sevkiyatın bu denli sorunsuz yürütülmesinin ardında ise ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) bölgede gerçekleştirdiği kapsamlı askeri adımların yattığı belirtiliyor. Yetkililer, CENTCOM’un İran’a ait radar ve deniz gözetleme altyapılarına yönelik yürüttüğü iki haftalık hava ve deniz operasyonlarının ardından bu koridorun güvenli hale getirilebildiğini savunuyor.