İstanbul, bahar aylarını temiz bir havayla karşılamayı beklerken acı bir tabloyla karşı karşıya kaldı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yürütülen güncel bir bilimsel çalışma, kentteki hava kalitesinin düştüğünü ortaya koydu. Elde edilen verilere göre, İstanbul genelinde partikül madde (PM10) kaynaklı hava kirliliği, nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 oranında artış gösterdi.
Bilimsel Veriler Alarm Veriyor: Metreküp Başına Kirlilik Arttı
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros liderliğinde gerçekleştirilen araştırmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki hava kalitesi ölçüm istasyonlarının kayıtları mercek altına alındı.
Analiz sonuçlarına göre, geçen yılın nisan ayında metreküp başına 27,7 mikrogram olarak kayıtlara geçen partikül madde konsantrasyonu ortalaması, bu yılın aynı ayında 34,1 mikrograma fırladı. İncelenen 25 istasyonun verileri, kentteki hava kalitesinin bir yıl içinde ne denli ciddi bir bozulma yaşadığını net bir şekilde gözler önüne serdi.
Megakentin Kirlilik Haritası: Zirve Kağıthane'de, En Temiz Kumköy
Araştırma, İstanbul'un ilçeleri arasındaki hava kalitesi uçurumunu da gözler önüne serdi. Nisan ayında partikül madde yoğunluğunun en yüksek ölçüldüğü bölge, metreküp başına 63,76 mikrogramla Kağıthane oldu. Kağıthane'yi, sanayi ve yoğun ulaşım akslarının merkezinde yer alan Tuzla (54,13 mikrogram) ve Sultangazi 2 (53,43 mikrogram) istasyonları takip etti.
Öte yandan istatistikler, İstanbul'da hâlâ nefes alınabilecek noktaların bulunduğunu da gösterdi. Kentin en temiz havasına sahip bölgesi, metreküp başına yalnızca 17,14 mikrogram kirletici oranıyla Kumköy oldu. Kumköy'ü doğal yapısını koruyan Büyükada (18,34 mikrogram) ve Alibeyköy (19,42 mikrogram) izledi.
Sarıyer ve Arnavutköy'de Rekor Artış Görüldü
Haberin en dikkat çekici detaylarından biri ise kirlilik oranlarındaki artış hızı oldu. Kent genelindeki 19 istasyonda kirlilik oranları yükselirken, sadece 6 istasyonda düşüş gözlendi. Kirlilik artış hızında adeta rekor kıran kuzey ilçeleri şaşırttı. Geçen yıla kıyasla partikül madde oranının en çok arttığı yer %139 ile Sarıyer ve %138 ile Arnavutköy olarak belirlendi. Buna karşın, hava kalitesini iyileştirmeyi başaran istasyonların başında %26'lık düşüşle Kartal yer alırken, onu %18 ile Esenler ve %6 ile Sultangazi 1 takip etti.
"6 Milyondan Fazla Araç ve Dur-Kalk Trafiği İstanbul'u Boğuyor"
Çalışmanın detaylarını değerlendiren Prof. Dr. Hüseyin Toros, dünya genelinde kabul gören günlük sınır değerin 50 mikrogram olduğuna dikkat çekerek İstanbul’daki 4 istasyonun bu tehlike sınırını aştığını vurguladı. Kirliliğin temel kaynağına parmak basan Prof. Dr. Toros, şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul'da hava kirliliğinin arkasındaki en büyük faktörlerin başında ne yazık ki trafik geliyor. Kentte trafiğe kayıtlı araç sayısı 6 milyonu aşmış durumda. Özellikle yoğun trafikteki dur-kalklar araçların yakıt tüketimini maksimuma çıkarıyor ve bu da atmosfere salınan zararlı emisyonları katlıyor. Sanayi tesisleri ve lokal olarak kullanılmaya devam eden sobalar da bu olumsuz tabloyu tetikliyor."
Çözüm Reçetesi: Toplu Taşıma ve Yeşil Alanlar
Uzmanlar, megakentin havasını temizlemek için acil eylem planlarının hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Hava kalitesini artırmanın yolunun kitlesel bir farkındalıktan geçtiğini belirten Prof. Dr. Toros, bireysel araç kullanımı yerine toplu taşıma ağlarının tercih edilmesinin emisyonları azaltmada anahtar rol oynayacağını ifade etti. Ayrıca kent içindeki ağaçlandırma çalışmalarının ve yeşil alan miktarının artırılmasının, havadaki partikülleri süzen doğal bir filtre görevi görerek İstanbul'a yeniden nefes aldıracağı belirtiliyor.