Mart ayı verileri, yılın ilk iki ayındaki performansla kıyaslandığında dış ticaret yapısında önemli bir farklılaşma olduğunu ortaya koyuyor. Ocak ve şubat aylarında yıllık bazda yüzde 21,8 oranında artış gösteren ihracat, mart ayında bu ivmesini kaybederek yüzde 2,5’e geriledi. İthalat tarafında ise tam tersi bir grafik çizildi; ilk iki aydaki yüzde 19,8’lik artış oranı, mart ayında yüzde 27,8’e çıktı.
Bu değişim, dış ticaret fazlası rakamlarına da yansıdı. Yılın ilk iki ayında 213,6 milyar dolar olan dış ticaret fazlası, mart ayında 51,1 milyar dolar seviyesine gerileyerek belirgin bir azalma kaydetti. Çin'in 2025 yılı genelinde ihracatı yüzde 5,5 artmış, ithalatı ise sabit kalmıştı. Geçtiğimiz yıl 1,19 trilyon dolar ile rekor seviyeye ulaşan yıllık dış ticaret fazlasının ardından, 2026 Mart ayı verileri yeni bir sürece işaret ediyor.
Orta Doğu Çatışmasının Lojistik ve Tedarik Zinciri Üzerindeki Etkisi
Gümrükler Genel İdaresi Sözcüsü Lu Daliang, verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede, Orta Doğu’daki çatışmaların akaryakıt fiyatlarında sert yükselişlere neden olduğunu belirtti. Daliang, bu durumun ulaştırma maliyetlerini yukarı çektiğini ve dünya genelinde üretim ile lojistik maliyetlerini artırarak küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini vurguladı. Çatışmanın tarafı olan bölge ülkeleriyle yapılan ticarette de gerileme gözlendi; Çin'in Orta Doğu ülkelerine yönelik ihracatı ve bu bölgelerden yaptığı ithalat Mart ayında azaldı.
İthalattaki artışın devam etmesinde ise iki temel faktör öne çıktı. Çin hükümetinin iç talebi canlandırmaya yönelik uyguladığı tedbirler ve üreticilerin savaşın yarattığı belirsizlik nedeniyle ham madde stoklarını artırma yoluna gitmesi, ithalat rakamlarını yukarı taşıyan unsurlar oldu.
Hürmüz Boğazı'ndaki Aksaklıkların Enerji Ticaretine Yansıması
Basra Körfezi’nde ABD, İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırılar ve misillemeler, küresel ticaretin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini büyük ölçüde durdurdu. Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar, Irak ve İran’ın dünya pazarlarına açılan kapısı konumundaki boğaz; küresel petrol ticaretinin yüzde 25’inin, sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yüzde 20’sinin ve gübre ticaretinin yüzde 30’unun ana güzergahı durumunda bulunuyor.
Çin’in enerji bağımlılığı noktasında Hürmüz Boğazı kritik bir öneme sahip. Ülkenin ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45’i ve LNG’nin yüzde 30’u bu güzergah üzerinden Çin'e ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğinin kesintiye uğraması, enerji tedarikinde aksamalara yol açarken, artan yakıt ve sigorta maliyetleri küresel ticaret ağını baskılamaya devam ediyor.