Küresel güvenlik mimarisinin en önemli sütunlarından biri olan NATO, Ankara’da gerçekleştirilen tarihi zirveyle yeni bir döneme adım atıyor. Ev sahipliğini Türkiye’nin üstlendiği 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu, ittifakın gelecekteki savunma konseptini ve endüstriyel dönüşümünü belirleyen en kritik virajlardan biri oldu. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ’ın Kahramankazan yerleşkesinde düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşmada, bu forumun müttefikler arasındaki ilişkilerde tarihi bir milat olduğunu ilan etti.
"Geleceğin NATO Tarihi Ankara’da Yazılıyor"
Gelecekte ittifakın gelişim süreci incelendiğinde bu buluşmanın özel bir konumda olacağını belirten SSB Başkanı Haluk Görgün, Ankara’daki temasların sadece diplomatik bir buluşma olmadığını, askeri ve endüstriyel anlamda yeni bir çağın kapısını araladığını aktardı. Görgün, "Gelecekte NATO tarihi yazıldığında Ankara Zirvesi’ne özel bir bölüm ayrılacak. Savunma Sanayii Forumu, ittifak için yeni bir dönemin başlangıcını simgeleyecek" diyerek Türkiye'nin küresel savunma vizyonundaki ağırlığına dikkat çekti.
Türk Endüstrisi Küresel Caydırıcılığın Omurgası Oluyor
Forum kapsamında üye ülkelerin ortak hareket edeceği kritik iş birliği alanlarında somut adımlar atıldı. Savunma sanayisinde bütçelerin 1,8 trilyon dolar sınırını aştığı bir konjonktürde Türkiye, küresel tedarik zincirlerinin güvenliği ve sürdürülebilirliği noktasında en güvenilir limanlardan biri olduğunu kanıtladı. ASELSAN, ROKETSAN, STM ve TÜBİTAK gibi milli gururların yüklenicileri arasında yer aldığı dev projelerin, önümüzdeki yıllarda müttefik orduların caydırıcılık altyapısını oluşturacağı belirtildi. Vurucu güç kabiliyetlerinden bütünleşik hava savunma sistemlerine, uzay gözetlemeden insansız hava aracı üstünlüğüne kadar uzanan beş kritik stratejik alanda imzalar atılarak iş birlikleri resmileştirildi.

Gökyüzünde Yerli Teknolojiyle Gövde Gösterisi
TUSAŞ yerleşkesinde düzenlenen resepsiyon, Türk mühendisliğinin ulaştığı üstün seviyeyi dünya sahnesine taşımak için eşsiz bir platform sundu. Etkinlik kapsamında Türk savunma sanayisinin son teknoloji ürünleri müttefik ülkelerin delegasyonlarına sergilenirken, gökyüzünde nefes kesen anlar yaşandı. Milli insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın yanı sıra ANKA III, HÜRJET ve HÜRKUŞ’un gerçekleştirdiği göz alıcı kol uçuşları, Türkiye’nin havacılık alanındaki küresel iddiasını bir kez daha perçinledi.
"Daha Güçlü Bir Türkiye, Daha Güçlü Bir İttifak Demektir"
Türkiye'nin izole projeler yerine sürdürülebilir, entegre ve büyük bir ekosistem inşa ettiğini dile getiren Haluk Görgün, müttefiklere net bir iş birliği mesajı verdi. Türkiye’nin ihracat yeteneklerinin daha stratejik bir boyuta ulaştığını ifade eden Görgün, çok alanlı harekat yetenekleri ve inovasyon sürekliliğiyle ittifakın endüstriyel dönüşümüne yön vermeye hazır olduklarını belirtti. Türkiye'nin NATO içindeki sorumluluk bilincine vurgu yapan SSB Başkanı, "Müttefiklerimize mesajımız son derece net: Daha güçlü bir Türk savunma sanayisi, daha güçlü bir ittifak demektir. Daha güvenli bir gelecek için birlikte üretmeye ve birlikte başarmaya kararlıyız" sözleriyle Türkiye'nin tam bağımsız savunma sanayii vizyonunun küresel barışa hizmet edeceğinin altını çizdi.