Business Ekonomi Ekonomi Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler emtia piyasasında ürün bazlı ayrışmaları tetikledi!

Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler emtia piyasasında ürün bazlı ayrışmaları tetikledi!

2026 yılı ilk çeyreğinde jeopolitik krizler emtia piyasasını sarstı. Altın, petrol ve tarım ürünlerindeki rekor yükselişlerin ve arz krizinin tüm detayları haberimizde.

Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler emtia piyasasında ürün bazlı ayrışmaları tetikledi!

Emtia piyasası, 2026 yılının ilk çeyreğinde jeopolitik gelişmelerin belirleyici olduğu karışık bir seyir izledi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından tırmanan gerilim, emtia ürünleri arasında fiyat bazlı sert ayrışmaların yaşanmasına neden oldu. Saldırıların başlamasıyla birlikte lojistik kanallarında meydana gelen aksamalar ve arz güvenliğine ilişkin artan endişeler, özellikle enerji ve tarım grubu ürünlerinde fiyatları yukarı yönlü destekledi. Diğer taraftan, küresel piyasalarda değer kazanan dolar, baz metaller üzerinde satış baskısını artırarak fiyatların baskılanmasına yol açtı.

Altın ve Gümüşte Rekor Seviyeler ve Mart Ayı Kırılması

Yılın ilk çeyreğinde değerli metaller grubunda altın ve gümüş, devam eden çatışma ortamına rağmen yükseliş eğilimini sürdürdü. Ons bazında fiyatlar incelendiğinde altının yüzde 8,2, gümüşün ise yüzde 5,7 oranında değer kazandığı görüldü. Buna karşın platin fiyatları yüzde 4,6, paladyum fiyatları ise yüzde 7,3 oranında gerileme kaydetti.

Altın piyasasında tarihi bir oynaklık yaşandı. Ons altın, 5 bin 598,09 dolar ile tüm zamanların rekor seviyesini test ettikten sonra, Mart ayındaki satış baskısıyla 4 bin 99,52 dolara kadar gerileyerek Kasım 2025’ten bu yana en düşük seviyesine indi. Benzer bir tablo gümüşte de gözlendi; gümüşün ons fiyatı 121,7 dolarla rekor kırdıktan sonra 61 dolara kadar geri çekilerek Aralık 2025 sonrası en düşük seviyeyi gördü.

Mart ayında yaşanan bu sert düşüşlerde, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu tetikleyeceği endişesiyle tahvil faizlerinin artması etkili oldu. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu yıl faiz indirimi yapmayacağına dair güçlenen beklentiler ve yatırımcıların güvenli liman olarak dolara yönelmesi, değerli metallerdeki kazançların bir kısmının geri verilmesine yol açtı. Ancak Ocak ve Şubat aylarındaki güçlü yükselişler, çeyrek genelindeki pozitif görünümü korudu. Ayrıca ABD yönetiminin Grönland'ı satın alma girişimi sonrası Avrupa ülkeleriyle yaşanan diplomatik kriz ve COMEX piyasasındaki gümüş stoklarının azalması da fiyat performansında belirleyici oldu.

Baz Metallerde Alüminyum ve Çinko Pozitif Ayrıştı

Baz metaller piyasasında doların güçlenmesi genel bir baskı unsuru oluştururken, ürün bazında farklı hareketler izlendi. Tezgah üstü piyasada bakır fiyatları yüzde 0,2, kurşun yüzde 11,3 ve nikel yüzde 2,5 oranında değer kaybetti. Buna karşın alüminyum yüzde 18,3, çinko ise yüzde 16,7 oranında yükselerek dönemi kazançla kapattı.

Alüminyum fiyatlarındaki artışın temel kaynağı Orta Doğu’daki arz kesintileri oldu. Küresel üretimin yaklaşık yüzde 10’unun gerçekleştiği Basra Körfezi’nde, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ihracat faaliyetlerini durma noktasına getirdi. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait Et-Tavila tesisinin İran saldırılarında hasar görmesi, 1,6 milyon tonluk üretim kapasitesinin uzun süre devre dışı kalabileceği endişesini doğurdu. Bu durumun, küresel piyasayı arz fazlasından 1,3 milyon tonluk bir açığa sürükleyebileceği öngörülüyor.

Enerji ve Tarım Ürünlerinde Lojistik Kaynaklı Ralli

Yılın ilk çeyreğinde enerji piyasası en keskin yükselişlerin yaşandığı alan oldu. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 47,2 artışla 119,50 dolara çıkarak Haziran 2022 sonrası en yüksek seviyesini gördü. Batı Teksas türü (WTI) ham petrolde artış oranı yüzde 76,6 olarak kaydedilirken, Hollanda merkezli TTF doğal gaz kontratları yüzde 96,2 oranında yükseldi. Katar'ın üretimi durdurmasıyla dünya LNG arzının yaklaşık yüzde 20’sinin piyasadan çekilmesi, enerji krizini derinleştiren ana unsurlardan biri oldu.

Enerji maliyetlerindeki bu artış, gübre ve lojistik masrafları üzerinden tarım ürünlerine doğrudan yansıdı. Chicago Ticaret Borsasında buğday fiyatları yüzde 21,5, mısır yüzde 4, pirinç yüzde 11,4 ve soya fasulyesi yüzde 11,8 oranında değer kazandı. Buğdayın kile fiyatı 6,4175 dolarla son iki yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Brezilya'daki üretim endişeleriyle şeker fiyatları yüzde 3,4, Teksas'taki kuraklık nedeniyle pamuk fiyatları yüzde 8,9 artarken; kakao fiyatları Batı Afrika'daki olumlu hasat beklentisiyle yüzde 45,6 oranında sert bir düşüş yaşadı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız