Yeşil Ekonomide Türk Şirketleri Küresel Ortalamayı Aşarak Liderliğe Oynuyor
Dünya genelinde iş dünyasının sürdürülebilirlik ve dönüşüm haritasını çıkaran en prestijli çalışmalardan biri olan "Business Breakthrough Barometer 2026" araştırmasının Türkiye sonuçları, Galataport İstanbul'da düzenlenen geniş katılımlı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin (SKD Türkiye) çatı kuruluşu olan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) tarafından hazırlanan rapor, Türk iş dünyasının küresel iklim krizi ve sürdürülebilir dönüşüm süreçlerindeki kararlılığını gözler önüne serdi.
"Türkiye İş Dünyasının Dönüşüm Gündemi: Rekabetçilik, Dayanıklılık ve COP31'e Doğru" başlığıyla paylaşılan veriler, yerli şirketlerin dönüşüm yatırımlarında dünya ortalamasını geride bıraktığını ve her 10 şirketten yaklaşık 9’unun bu zorlu süreci başarıyla yönetebileceğine inandığını ortaya koydu.
Türk Şirketlerine Güven Tam
Toplantının açılışında konuşan SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, bu araştırmanın Türkiye sonuçlarının, yerli iş dünyasının sürdürülebilirlik vizyonunu, öncelikli stratejilerini ve gelecek beklentilerini uluslararası arenaya taşımak adına tarihi bir kilometre taşı olduğunu vurguladı. Raporda öne çıkan en çarpıcı bulgu ise Türkiye'deki şirketlerin sürdürülebilirlik yatırımlarını hız kesmeden artırması ve %89 gibi rekor bir oranla bu dönüşümü yönetme refleksine ve özgüvenine sahip olduğunu beyan etmesi oldu.
COP31 Türkiye İçin Bir Dönüm Noktası Olacak
Toplantıda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'nin hem ülke hem de bölge için devasa bir dönüşüm fırsatı barındırdığını ifade etti. Kamu kurumlarının iklim ve çevre regülasyonlarını güçlendirmek için çok ciddi hazırlıklar içinde olduğunu belirten Ağırbaş, iş dünyası, sivil toplum ve akademiyi bu sürece eksiksiz entegre etmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Sıfır Atık Forumu'na 183 ülkeden 5 binin üzerinde katılım sağlandığını anımsatan Ağırbaş, "Bizim net bir vizyonumuz var: Daha yaşanabilir bir Türkiye ve daha adil bir dünya. Çevreyle uyumlu, doğa dostu bir ekonomik kalkınma modelinin mümkün olduğunu tüm dünyaya gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin liderliğinde 2017'de başlatılan Sıfır Atık Projesi bugün 193 ülkede karşılık bulan küresel bir harekete dönüştü" dedi.
"En Büyük Eksikliğimiz Ortak Çalışma Kültürü"
Gelecek nesillerin bereketli ve yaşanabilir topraklarda hayat sürmesi için iş yapış modellerinin radikal bir şekilde değişmesi gerektiğinin altını çizen Ağırbaş, iş dünyasına özeleştiri niteliğinde bir çağrıda bulundu:
"Ne yazık ki bu topraklardaki en büyük eksikliğimiz ortak çalışma kültürü. Başarılı olmak ve geleceğimizi güvence altına almak istiyorsak, bugünden itibaren beraber iş yapma kültürünü egemen kılmak zorundayız. Bilimsel veriler durumun vahametini gösteriyor; İngiltere’deki araştırmalarda henüz doğmamış bebeklerin kanında mikroplastiğe rastlanıyor. 2050 yılında denizlerde balıktan çok plastik olacağı öngörülüyor."
Küresel Adaletsizliğe COP31'de Neşter Vurulacak
Dünyadaki sosyo-ekonomik uçurumlara ve çevre kirliliğinin faturasına da değinen Samed Ağırbaş, bir tarafta obezite ilaçları için lobiler yapılırken diğer tarafta 8 milyon insanın açlık ve susuzluktan öldüğünü, 800 milyon insanın ise henüz elektrikle tanışmadığını hatırlattı. Dünyayı pervasızca kirleten sanayileşmiş toplulukların bedelini dezavantajlı halkların ödediğini söyleyen Ağırbaş, COP31'de bu iki zıt kutbu aynı masada buluşturacaklarını belirtti.
Projesi olan ancak imkansızlıklar nedeniyle zirveye katılamayacak sivil toplum kuruluşları için özel bir fon oluşturduklarını müjdeleyen Ağırbaş, tüm seslerin duyulabileceği adil ve katılımcı bir modelle Antalya'da dünya liderlerini ağırlamaya hazırlandıklarını sözlerine ekledi.