Japonya hükümeti, Orta Doğu’da devam eden gerilim ve Hürmüz Boğazı'nın ticari trafiğe açılması konusundaki belirsizlikler nedeniyle stratejik petrol rezervlerini kullanma kararı aldı. Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 1 Mayıs tarihinden itibaren ulusal rezervlerden 20 günlük petrol arzı piyasaya sürülecek. Bu hamle, küresel enerji koridorlarındaki tıkanıklığın ülke ekonomisi üzerindeki baskısını hafifletmeyi amaçlıyor.
Rezervlerden 5,8 Milyon Kilolitre Petrol Arz Edilecek
Kyodo haber ajansının bakanlık verilerine dayandırdığı bilgilere göre, 1 Mayıs’ta başlayacak olan operasyon kapsamında toplamda 5,8 milyon kilolitre petrolün piyasaya sunulması planlanıyor. Arz edilecek bu miktarın ekonomik değerinin yaklaşık 3,4 milyar dolar olduğu ifade edildi. Japonya, geçtiğimiz Mart ayında da bölgedeki tansiyonun yükselmesi üzerine 50 günlük petrol rezervini piyasaya sürerek enerji piyasalarında denge sağlamaya çalışmıştı. Hükümetin bu son adımı, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkese rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğinin halen sağlanamamış olmasına dayandırılıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki Krizin Arka Planı
Küresel enerji arzının en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği ortak saldırılarla başladı. Savaşın patlak vermesinin ardından İran, stratejik bir hamle yaparak boğazı tüm geçişlere kapattığını duyurdu. Bu gelişme, küresel petrol fiyatlarında savaş öncesi döneme oranla yüzde 65’e varan bir artışın yaşanmasına yol açtı. Enerji maliyetlerindeki bu keskin yükseliş, Japonya gibi dışa bağımlı ekonomilerde rezerv kullanımını zorunlu hale getirdi.
Diplomatik Girişimler ve Deniz Ablukası Süreci
İran ile ABD arasında 8 Nisan’da bir ateşkes anlaşmasına varılmasına rağmen, Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen diplomatik görüşmelerden somut bir sonuç alınamadı. Görüşmelerin tıkanması üzerine ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan’da İran’a yönelik kapsamlı bir deniz ablukası başlatma kararı aldı. Bu karar doğrultusunda ABD güçleri, Hürmüz Boğazı’na giriş ve çıkış yapan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başladı.
17 Nisan tarihinde Lübnan’da ateşkesin sağlanmasıyla birlikte İran tarafı yeni bir koşullu açıklama yaptı. Tahran yönetimi, ticari gemilerin İran donanması ile koordinasyon içerisinde olması şartıyla boğazın açık tutulacağını bildirdi. Ancak ABD’nin deniz ablukasını sürdüreceğini açıklaması, İran’ın geri adım atmasına ve boğaz geçişlerine yeniden kısıtlama getirmesine neden oldu.
Denizdeki Karşılıklı Müdahaleler Sürüyor
Gerilimin tırmandığı süreçte ABD, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda İran’a ait bazı ticari gemilere saldırılar düzenleyerek bu gemileri ele geçirdi. İran ise bu hamlelere misilleme olarak Hürmüz Boğazı yakınlarında, biri İsrail ile bağlantılı olan çeşitli ticari gemilere müdahale ederek el koydu. Bölgedeki askeri hareketlilik ve deniz trafiğine yönelik bu müdahaleler, Japonya’nın enerji arz güvenliğini sağlamak adına yeni bir rezerv hamlesi yapmasındaki temel etken olarak öne çıkıyor.