Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) bu Cuma günü yapılacak toplantısında politika faizinin sabit kalması bekleniyor; ancak artan enflasyonist baskılar ve değer kaybeden yen nedeniyle şahin mesajların verilmesi öngörülüyor.
Japonya, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve petrol fiyatlarındaki sert yükselişlerden en fazla etkilenen ülkelerden biri konumunda. Dolar/yen paritesinin 163,98 ile 40 yılın en yüksek seviyesine ulaşması, Japonya'nın kurt müdahale edebileceği yönündeki beklentileri de artırdı.
Haziran ayında politika faizini artıran BoJ'un, Temmuz'da pas geçmesi bekleniyor ancak bankanın ileriye dönük politikalarına yönelik şahin mesajlar vermesi bekleniyor.
Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin Japonya'daki ekonomik verilere yansıdığı görülüyor. Haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 1,7 ile beklentilere paralel şekilde gerçekleşirken, yüksek petrol fiyatları nedeniyle çekirdek enflasyon da % 1,6 olarak kaydedildi.
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, yıllarca süren kemer sıkma politikalarından ayrıldıklarını ifade ederek, mali sıkılıktan çıkacaklarını belirtti. Ancak artan enflasyon ve yendeki değer kaybı, yalan olan BoJ ile siyasi otorite arasında görüş ayrılıklarına neden olabilir.
Capital Economics Asya Pasifik Başkanı Marcel Thieliant, %2 seviyesine kadar yükselebileceği öngörülen faiz artışlarının, Japonya'nın karşı karşıya olduğu ekonomik riskleri etkileyebileceğini vurguladı.
Piyasa Stratejisti Ahmad Assiri, BoJ'un açıklamasının fiyat baskıları ve zayıf yen üzerine olacağını belirterek, görünümde de yukarı yönlü bir revize olabileceğini kaydetti. Bu durum, Japonya'nın büyüme beklentisine olumlu sinyaller verebilir.
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, vadeli işlemlerin faizlerin sabit kalmasına yüzde 96 olasılık verdiğini hatırlatırken, sıkılaşmanın sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı. Diğer taraftan, faiz artışlarının ekonomik verilere bağlı olarak devam edeceği öngörülüyor.
Kaymaz, BoJ'un resmi hedefinin yen değil, enflasyon olduğunu belirterek, eğer ithal gıda ve enerji üzerinden enflasyon artarsa bankanın bekleme süresinin daralabileceğini ifade etti. Bu durum, hükümetin de yavaş faiz artışına yönelmesini etkileyebilir.