Türkiye’de bu yıl etkili olan elverişli yağışlar ve doğru su yönetimi, enerji üretimine tarihi başarılar olarak yansıdı. Hidroelektrik santrallerinde kaydedilen rekor üretim seviyeleri, ülkenin enerji ithalat faturasını belirgin şekilde hafifleterek doğrudan ülke ekonomisine kaldıraç etkisi yaptı.
Hidroelektrik Santralları Sanayi ve İş İnsanları Derneği (HESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Anadolu Ajansı Enerji Terminali’ne yaptığı açıklamalarda, sektörün ulaştığı kritik seviyeleri ve ekonomiye sunduğu stratejik katkıları detaylandırdı.
Enerji Sepetinde Üçte Birlik Dev Pay
Türkiye’nin yenilenebilir enerji hamlesinde suyun rolü her geçen gün pekişiyor. Sektörün yılı son derece verimli geçirdiğini vurgulayan Elvan Tuğsuz Güven, ülkenin toplam 125 bin 800 megavata ulaşan kurulu gücü içerisinde hidroelektriğin 32 bin 314 megavatlık stratejik bir büyüklüğe sahip olduğunu hatırlattı.
Yılın ilk yarısına ilişkin verileri paylaşan Güven, hidroelektrik santrallerinin bu dönemde toplam elektrik üretiminin yüzde 33,8’ini tek başına karşılayarak enerji arz güvenliğinde hayati bir rol üstlendiğini ifade etti.
Bölgesel Krizlere Karşı "Hidroelektrik" Kalkanı
Özellikle küresel pazarları sarsan enerji dalgalanmaları ve İran-İsrail hattında yaşanan gerilimlerin petrol ile doğal gaz fiyatları üzerinde yarattığı baskı, Türkiye’de hidroelektriğin gücü sayesinde sınırlandırıldı. Üretilen yerli enerjinin doğal gaz ikamesi oluşturduğuna dikkat çeken HESİAD Başkanı Güven, şu değerlendirmede bulundu:
"Yılın ilk 6 aylık kesitinde dünyada yaşanan enerji krizleri esnasında hidroelektrik gücümüz Türkiye için adeta bir can simidi oldu. Elde edilen bu yüksek üretimin doğal gaz ithalatını ikame etme oranını hesapladığımızda, ekonomimize yaklaşık 5 milyar dolarlık doğrudan bir katkı sağlandığını görüyoruz."
80 Milyar Dolarlık Yatırım Meyvelerini Veriyor
Son 20 yılda kararlılıkla sürdürülen enerji politikaları, Türkiye’yi hidroelektrik alanında küresel bir güç odağı haline getirdi. Sektördeki mevcut altyapının toplam yatırım değerinin 80 milyar dolar seviyelerine ulaştığını belirten Güven, bu kararlı hamleler sayesinde Türkiye’nin hidroelektrik kapasitesinde dünyada ilk 10 ülke arasında sağlam bir yer edindiğini vurguladı.
Üretimde Rekor Var Ama Finansal Riskler Sürüyor
Üretim kanadında yaşanan bu sevindirici gelişmelere rağmen, sektörün finansal boyutunda çözülmesi gereken pürüzler bulunuyor. Rekor seviyedeki üretime karşın piyasa fiyatlarının düşük seyretmesinin üreticileri zorladığına değinen Güven, santrallerin uzun vadeli finansal sürdürülebilirliğini koruyabilmesi adına fiyat dengesinin önemine işaret etti.
2053 Hedefinde Yapay Zeka ve Dijital Yönetim Şart
İklim değişikliğinin getirdiği belirsizliklere karşı su kaynaklarının artık geleneksel yöntemlerle yönetilemeyeceğini belirten Güven; dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları ve güçlü bir şebeke dengeleme altyapısının şart olduğunu ifade etti.
Hidroelektriğin sadece bugünün değil, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonunun da temel taşı olduğunu hatırlatan HESİAD Başkanı, başarının ancak rüzgar, güneş, hidroelektrik ve güçlü şebeke altyapısının bir bütün olarak senkronize edilmesiyle mümkün olacağını sözlerine ekledi.