Tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini göğüslemeye çalışan Küba, devletçi ekonomi modelinde köklü bir kırılmaya imza atıyor. Haziran ayında Küba Halk İktidarı Ulusal Meclisi (ANPP) tarafından kabul edilen 176 maddelik tarihi reform paketi kapsamında; enerji, sağlık ve lojistik gibi birçok kritik sektör kademeli olarak özel teşebbüsün ve yabancı sermayenin kullanımına sunuluyor.
Akaryakıt ve Eczanelerde Devrim Niteliğinde Adım
Hazırlanan yeni düzenlemeyle birlikte bugüne kadar tamamen devlet tekelinde yürütülen benzin istasyonları ve eczanelerin işletmesi özel sektöre devredilebilecek. Bunun yanı sıra huzurevleri, yolcu ve yük terminalleri, liman tesisleri, araç ithalatı ile yenilenebilir enerji projeleri de özel yatırımlara açılan alanlar arasında yer alıyor. Yönetim, belirli sınırlar ve sıkı koşullar çerçevesinde petrol ve madencilik sahalarında da özel teşebbüsle iş birliğinin önünü açıyor.
İpotekli Konut (Mortgage) Dönemi Başlıyor
Reform paketinin en dikkat çekici unsurlarından birini ise gayrimenkul ve tarım mevzuatındaki esnetmeler oluşturuyor. Ülkede ilk kez ipotekli konut kredisi (mortgage) mekanizması devreye sokulurken, Küba vatandaşlarına şehirlerde ikinci bir konut sahibi olma hakkı tanınıyor.
Tarım sektöründe ise toprak mülkiyeti devlet elinde kalmaya devam edecek; ancak yerli ve yabancı çiftçilere, kooperatiflere ve özel şirketlere tanınan toprağı işleme ve kullanım haklarının kapsamı belirgin şekilde genişletilecek.
110 Reform Maddesi Yürürlüğe Girdi
Süreçle ilgili açıklamalarda bulunan Küba Başbakanı Manuel Marrero, kabul edilen 176 tedbirden 110’unun zaman kaybetmeksizin sahada uygulanmaya başladığını, geriye kalan düzenlemelerin ise Eylül ayı itibarıyla aşamalı olarak hayata geçirileceğini bildirdi.
Marrero, toptan akaryakıt ticaretinde 100’den fazla devlet dışı aktöre yetki tanımlandığını vurgularken, akaryakıtın ithalatı, dağıtımı ve pazarlanmasını kapsayan ilk yabancı yatırım projesinin de resmi onay aldığını aktardı.
Stratejik Kırmızı Çizgiler Korunuyor
Serbestleşme hamlesine rağmen Havana yönetimi, rejimin ana omurgasını oluşturan stratejik alanlardaki devlet kontrolünü korumakta kararlı. Temel sağlık ve eğitim hizmetlerinin yanı sıra kitle iletişim araçları, telekomünikasyon altyapısı, ulusal güvenlik, savunma ve ülkenin simge kollarından tütün sanayisi devlet tekelinde kalmaya devam edecek.
Bugün itibarıyla adadaki aktif iş gücünün üçte birinden fazlasını istihdam eden 15 binden fazla küçük ve orta ölçekli işletmenin (KOBİ) varlığı, yeni reformların ekonomik dinamizmi daha da artıracağına işaret ediyor.