Dünya Bankası, yüksek enerji fiyatları, artan küresel belirsizlik ve ticaret ortaklarındaki zayıf ekonomik görünümün etkisiyle Avrupa ve Orta Asya'da ekonomik büyümenin bu yıl yavaşlayarak yüzde 2,2 olacağını tahmin etti.
Banka, Afrika, Doğu Asya ve Pasifik, Avrupa ve Orta Asya, Latin Amerika ve Karayipler, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan ile Güney Asya ekonomilerine ilişkin bölgesel raporlarını yayımladı. Avrupa ve Orta Asya Ekonomik Güncelleme raporunda, bölgedeki gelişmekte olan ekonomilerin, yavaşlayan büyüme, yüksek enerji fiyatları ve artan küresel belirsizliğe rağmen ekonomik dayanıklılık göstermeye devam ettiği belirtildi.
Büyümedeki yavaşlama ve Türkiye'nin durumu
Raporda, bölgenin ekonomik büyüme hızının bu yıl yavaşlamasının ve 2025'teki yüzde 2,6 seviyesinden 2026'da yüzde 2,2'ye gerilemesinin beklendiği kaydedildi. Büyümedeki yavaşlamanın bölge geneline yayıldığı ifade edilirken, bunun bölgedeki ülkelerin çoğundaki zayıf görünümü yansıttığı aktarıldı. Türkiye'ye ilişkin tahminlere de yer verilen raporda, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 2,8, gelecek yıl yüzde 3,8 ve 2028'de yüzde 4,5 büyümesinin öngörüldüğü bildirildi.
Sıkı ekonomi politikaları ve ithal enerji fiyatlarındaki artışların Türkiye'de büyümeyi bu yıl yavaşlatmasının beklendiği belirtilirken, Türkiye'nin 2027 ve 2028'deki büyümesiyle bölgesel toparlanmaya önemli katkı sağlaması öngörülüyor.
Orta Doğu'daki ekonomik etkiler
Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afganistan ve Pakistan Ekonomik Güncelleme raporunda, bölgenin şubat ayında başlayan çatışmanın yol açtığı ciddi ekonomik maliyetlerle karşı karşıya olduğu belirtildi. Raporda, genellikle petrol ihracatçılarına fayda sağlayan önceki enerji şoklarının aksine, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının en büyük maliyetleri Körfez'deki petrol ihracatçısı ekonomilere yüklediği vurgulandı.
Dünya Bankası raporunda, bölge ekonomisinin 2025'teki yüzde 3,3'lük büyümesinin ardından 2026'da yüzde 2,1 daralmasının beklendiği kaydedildi. Etkilerin enerji piyasalarının çok ötesine uzandığına işaret edilen raporda, çatışmanın turizm, havacılık ve lojistik sektörlerinde aksamalara yol açtığı, artan belirsizliğin finansal piyasalar ve şirketlerin ekonomik beklentileri üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdüğü ifade edildi.
Politika yapıcıların çatışmanın ve ekonomik aksamaların acil sonuçlarıyla mücadele ederken, bölgenin aynı zamanda yapay zekanın yükselişine hazırlık yapması gerektiği belirtildi.