Rosneft CEO’su İgor Seçin, ABD’nin ekonomi politikaları nedeniyle doların cazibesini kaybettiğini belirterek, küresel çapta altın, kripto paralar ve yerel para birimlerine yönelimin arttığını açıkladı. Seçin, “ABD'nin attığı adımlar küresel finans sisteminde kırılmalara yol açıyor” dedi.
Rusya'nın enerji devi Rosneft'in Üst Yöneticisi (CEO) İgor Seçin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) çerçevesinde yaptığı açıklamalarda, Batı’nın ekonomi ve enerji politikalarını sert bir dille eleştirdi. ABD’nin attığı tek taraflı adımların küresel dolar sistemine zarar verdiğini vurgulayan Seçin, bu nedenle ülkelerin alternatif finansal araçlara yöneldiğine dikkat çekti.
Doların Konumu Sarsılıyor
Seçin, ABD'nin bütçe açığını telafi etmek için ticaret kısıtlamalarına ve yaptırımlara başvurduğunu belirterek, “Bu politikalar sadece ABD ekonomisini değil, küresel tedarik zincirlerini de tehdit ediyor. Tarifelerdeki keskin artış, enflasyon ve arz krizini tetikliyor” ifadelerini kullandı. Doların rezerv para birimi konumunun artık sorgulandığını dile getiren Seçin, “ABD’nin ekonomik silah olarak kullandığı yaptırımlar, dünya genelinde dolara olan güveni aşındırıyor” dedi.
Altın ve Kripto Paralar Öne Çıkıyor
Doların zayıflamasının, alternatif yatırım araçlarına ilgiyi artırdığına işaret eden Seçin, “Altına, kripto paralara ve ulusal para birimlerine olan talep artıyor. Bu eğilim, küresel finans mimarisinde köklü değişimlerin habercisidir” değerlendirmesinde bulundu.
Yenilenebilir Enerjide Gerçekçilik Vurgusu
Seçin, Batı'nın yenilenebilir enerjiye yöneliminin başarısız olduğunu belirterek, “Son on yılda bu alana 10 trilyon dolar harcandı ancak güneş ve rüzgar enerjisinin küresel payı yalnızca yüzde 6’ya çıktı” dedi. 2025 yılında yenilenebilir enerjiye yapılması planlanan 2 trilyon dolarlık yatırımın, hâlâ dünya enerji tüketiminin yüzde 80’ini karşılayan fosil yakıtların iki katı olduğunu vurguladı.
Savunma Sanayii ve Nadir Element Yarışı
Batı ülkelerinin artan savunma harcamalarıyla birlikte nadir toprak elementlerine talebin de hızla arttığını ifade eden Seçin, “Bir F-35 savaş uçağı üretimi için 417 kilogram nadir element gerekiyor. Bu durum, doğal kaynaklar üzerindeki rekabeti artırıyor” dedi. Seçin ayrıca Ukrayna'nın bu alanda son 4 yılda üç ayrı uluslararası anlaşma imzaladığını hatırlattı.