Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, toplumun depreme karşı bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı. Savcı, "Depremi unutmamak, bilgi ve bilinçle hareket etmek, gelecekte yaşanabilecek kayıpların azaltılmasının en güçlü yoludur" diye belirtti.
Depremin yarattığı acı hâlâ taze
Resmi verilere göre 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiği Marmara Depremi, Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik hafızasında derin yaralar açmış durumda. Savcı, yaşanan acının hala canlı olduğunu ifade ederek, depremin; yalnızca bir gün değil, her zaman hatırlanması gereken bir gerçek olduğunu belirtti.
Toplumsal farkındalık ve bireysel hazırlık önemli
Özellikle "Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci" araştırmasının sonuçlarına dikkat çeken Savcı, toplumda deprem algısının güçlü olduğunu ancak hazırlık konusundaki eksikliklerin önemli olduğunu kaydetti. Araştırmaya katılanların %58,3’ü deprem konusunda kaygı taşırken, %45,5’i kendisini olası bir depreme karşı yeterince hazırlıklı hissetmiyor. Bu veriler, bireylerin hazırlık alışkanlıklarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Türk toplumunun deprem gerçeği ile her geçen gün yüzleştiğini belirten Savcı, 2025 yılı boyunca Türkiye genelinde 53 bin 262 depremin olabileceğine dikkat çekti. Bu bağlamda, afetlere karşı hazırlığın süreklilik gerektiren bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Savcı, "Acil durumlarda toplanma alanlarının yerini bilmeyenlerin oranı %55,2 civarında. Ayrıca, %73,1’inin evinde deprem çantası yok." diyerek, bu verilerin depreme yönelik bilinçlerin somut hazırlık davranışlarına dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi.
Türkiye İMSAD Başkanı, güvenli yapılaşmanın sağlanması için mühendislik ilkeleri ve kaliteli üretim gibi unsurların bir arada yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, toplumun bilgi ihtiyacının kentsel dönüşüm süreçlerinde önemini vurguladı. Kentsel dönüşümün, sağlam ve güvenilir yapılar inşa etmek için kritik bir öncelik olduğunu belirten Savcı, toplumsal bilinclendirme ve rehberlik çalışmalarının bu süreçte hayati bir rol oynadığını sözlerine ekledi.