Temmuz ayı verileri, Çin ekonomisinin büyüme beklentilerini tehdit eden ciddi bir yavaşlama yaşadığını ortaya koydu. Yapılan açıklamalara göre, ülkede tüketici harcamaları önemli oranda azalmış, kentsel yatırımlar ise hızla daralmıştır. İşsizlik oranı ise yüzde 5,2 seviyesine çıkarak, önceki ay olan yüzde 5'ten daha yukarıya yükselmiştir.
Makroekonomik veriler endişe veriyor
Çin Ulusal İstatistik Bürosunun verilerine göre, sanayi üretimi temmuzda beklentilerin altında kalmış; yıllık bazda yalnızca yüzde 4,5 artmıştır. Bu rakam, piyasa beklentisi olan yüzde 5 ile haziran ayındaki yüzde 5,3'lük büyümeyi karşılayamamıştır. Perakende satışlarda da benzer bir durum gözlemlenmiştir; temmuz ayında yüzde 0,6'lık bir artış kaydedilirken, hazirandaki yüzde 1'lik artışla kıyaslandığında, yavaşladığı belirtilmektedir.
Gayrimenkul sektöründeki zayıflık sürüyor
Bunun yanı sıra, sabit varlık yatırımları da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,7 oranında gerilemiştir. Gayrimenkul yatırımlarındaki düşüş ise devam ederek, temmuzda yıllık bazda yüzde 19,2’lik bir azalma göstermiştir. Mesken emlak satışlarındaki gerileme de yüzde 13,2 olarak kaydedilmiştir.
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, sanayi üretiminin bölgedeki en dirençli alan olduğunu ifade ederken, imalat sektöründeki bazı ürünlerin, örneğin endüstriyel robotların ve bileşik devrelerin üretiminde önemli artışların yaşandığını bildirmektedir. Fakat bu olumlu gelişmelere rağmen, genel ekonomik açıdan zayıflamanın sürdüğünü vurgulamıştır.
Çin hükümetinin yaklaşımı ve teşvik beklentileri
Kaymaz, Çin hükümetinin verileri geçici bir aksaklık olarak değerlendireceğini ve teşvik paketleri konusunda önemli bir adım atmayacağını öngörmektedir. Başbakan Li Qiang ise büyüme motorlarını hızlandırma çağrısında bulunmuş ve niteliksel değerlendirmelere odaklanacağını belirtmiştir. Eğer bir teşvik paketi açıklanırsa, bunun yalnızca asgari büyüme hedefini tutturma amacıyla sınırlı kalabileceği düşünülmektedir.
Tüm bu yavaşlama ve belirsizlikler, Çin'in büyüme hedefinin (%4,5) karşılanamayabileceği ihtimali üzerinde durulmasına neden olmaktadır. Kaymaz'ın yorumlarına göre, büyüme oranı yüzde 4 seviyelerine kadar inebilir.