Dünyanın "üzerine kar yağan tek çayı" olma ayrıcalığıyla fark yaratan Türk çayı, uluslararası pazarlardaki konumunu her geçen gün güçlendiriyor. Kendine has aroması, katkısız doğallığı ve yüksek kalitesiyle dünya genelinde geniş bir tiryaki kitlesine ulaşan yerli çay, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracat rekorlarına yenisini ekledi. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, 9 aylık süreçte 119 ülke, özerk ve serbest bölgeye yapılan çay satışı 3 bin 360 tona ulaştı. Bu performansla ülke ekonomisine sağlanan döviz girdisi 25 milyon 21 bin 548 dolar olarak kayıtlara geçti.
En Çok Çay İhraç Edilen Ülkeler
Türk çayının en büyük alıcıları sıralamasında Avrupa ve Amerika kıtasındaki ülkeler ön plana çıktı. Çay kültürünün en köklü olduğu coğrafyalardan biri olan Birleşik Krallık, 6 milyon 366 bin 50 dolarlık alımla listenin ilk sırasında yer aldı. Birleşik Krallık’ı 5 milyon 989 bin 977 dolarla Belçika ve 1 milyon 804 bin 526 dolarla ABD takip etti. İhracat yapılan haritanın bu derece genişlemesi, Türk çayının farklı kültürlerdeki pazar payını kalıcı hale getirdiğini ortaya koydu.
Rize’den İhracata Dev Katkı
Çay üretiminin kalbi konumundaki Rize, küresel satıştaki liderliğini yine korudu. Kentten 9 aylık dönemde Belçika başta olmak üzere 25 ülkeye toplam 1.820 ton çay ihraç edildi. Türkiye'nin toplam çay ihracatı gelirinin yüzde 37'sini tek başına üstlenen Rize, bu satışlardan 9 milyon 205 bin 793 dolarlık gelir elde ederek bölge ekonomisine önemli bir finansal hareketlilik kazandırdı.
"Yılın Son Aylarında İhracat İvme Kazanacak"
Sektördeki gelişmeleri değerlendiren DKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Çay Sektör Komitesi Başkanı Mustafa Okutan, yılın ilk 9 ayındaki rakamların sektör adına oldukça umut verici olduğunu belirtti. Türk çayının uluslararası pazarlardaki imajının her geçen gün yükseldiğine dikkat çeken Okutan, şu ifadeleri kullandı:
"İhracat gerçekleştirdiğimiz coğrafyaların çeşitliliği, Türk çayının global ölçekte artan tanınırlığının en somut kanıtıdır. Mevcut pazarlardaki gücümüzü pekiştirirken, henüz ulaşamadığımız potansiyel coğrafyalara da girmeyi hedefliyoruz. Yılın son çeyreğinde ihracat tempo kazanacaktır. Amacımız, dönem sonunda hem miktar hem de parasal hacim bazında geçmiş yılların performansını geride bırakmaktır."
Yeni pazar arayışlarına ve kalite odaklı pazarlama stratejilerine ağırlık verdiklerini belirten Okutan, Türk çayının doğallığını ön plana çıkararak küresel ağlarını büyütmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.