DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye ve Avrupa Birliği'nin (AB) onlarca yılda oluşmuş güçlü ekonomik bağlara, yüksek düzeyde entegre üretim ve değer zincirlerine ve karşılıklı yatırımlara sahip iki önemli ekonomik ortak olduğunu belirtti ve "AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olmaya devam ederken, Türkiye de Avrupa ekonomisi açısından önemli bir üretim, yatırım ve pazar ortağı konumunda" ifadelerini kullandı.
DEİK'ten yapılan açıklamaya göre, DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri ve European Business Summit (EBS) işbirliğiyle "2. EU-Türkiye Business Summit" etkinliği, 13 Ekim'de Belçika'nın başkenti Brüksel'de gerçekleştirilecek. DEİK ile EBS tarafından düzenlenecek zirve, "AB-Türkiye Ekonomik Ortaklığının Potansiyelini Ortaya Çıkarmak" mottosuyla Egmont Sarayı'nda yapılacak. Zirveye, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic, Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Yaprak Balkan, Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Barış Tantekin, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, EBS Genel Müdürü Arnaud Thysen ile 500'ü aşkın iş insanının katılması bekleniyor.
Ekonomik Entegrasyonun Önemi
DEİK Başkanı Olpak, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkinin yalnızca ticaret hacmi üzerinden değil, rekabet gücü, üretim kapasitesi, yatırım, teknoloji, enerji ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Olpak, "Dünyada ticaretin, üretimin ve yatırım kararlarının yeniden şekillendiği, rekabetçiliğin, ekonomik güvenliğin ve tedarik zincirlerinin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemden geçiyoruz. Bu yeni dönemde Türkiye-AB ekonomik ortaklığını daha iddialı, daha kapsayıcı ve geleceğe dönük bir zemine taşımamız gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Olpak, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin bu yeni dönemin en önemli başlıklarından biri olduğunu belirterek, yaklaşık 30 yıllık Gümrük Birliği'nin Türkiye ile AB arasındaki ekonomik entegrasyonun en önemli kazanımlarından biri olduğunu kaydetti. Olpak, "Hizmetler, dijital ticaret, yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve yeni nesil değer zincirleri artık küresel ticaretin temel unsurlarıdır" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin Rolü
Olpak, Türkiye'nin Avrupa'nın dönüşüm sürecinde güçlü bir ortak olabileceğine vurgu yaparak, "Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, gelişmiş üretim kabiliyeti, yenilenebilir enerji potansiyeli, lojistik bağlantıları, girişimci özel sektörü ve Avrupa değer zincirleriyle mevcut entegrasyonu önemli fırsatlar sunuyor" dedi. Olpak, ekonomik entegrasyonun insan hareketliliğiyle desteklenmesi gerektiğine de dikkat çekti.
DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Türkiye ve AB arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlü bir zemine sahip olduğunu, ancak mevcut potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Yalçındağ, Türkiye ve AB'nin birlikte oluşturacağı yapının küresel ölçekte güçlü bir çekim merkezi yaratabileceğini belirtti.