Business Ekonomi Ekonomi Avrupa Merkez Bankası’ndan radikal karar beklentisi

Avrupa Merkez Bankası’ndan radikal karar beklentisi

Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve enerji şoklarıyla sarsılan Avro Bölgesi'nde gözler Avrupa Merkez Bankasına çevrildi; bankanın perşembe günü büyüme kaygıları ile tırmanan enflasyon arasında kritik bir sınav vermesi bekleniyor.

Avrupa Merkez Bankası’ndan radikal karar beklentisi
KAYNAK: (AA)

Avrupa Ekonomisi Yol Ayrımında

Küresel piyasaların tüm dikkati, perşembe günü gerçekleştirilecek olan Avrupa Merkez Bankası (ECB) para politikası toplantısına çevrildi. Orta Doğu coğrafyasında tırmanan jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini yukarı yönlü tetiklemesi, özellikle enerji ithalatına bağımlı olan Avro Bölgesi ekonomilerinde fiyat istikrarını ciddi şekilde tehdit ediyor. Bir taraftan tırmanan enflasyonist baskılar, diğer taraftan ise üretim ve büyüme cephesinden gelen yavaşlama sinyalleri, Christine Lagarde yönetimindeki bankayı oldukça dar bir hareket alanına sıkıştırmış durumda.

Uluslararası finans dünyasından önde gelen analistler ve ekonomistler, bankanın bu zorlu konjonktürde ekonomiyi tamamen durdurmayacak, ancak fiyat artışlarının da önünü alacak dengeli ve ölçülü bir sıkılaşma stratejisi izleyebileceğini öngörüyor.

Piyasalarda 25 Baz Puanlık Artışa Kesin Gözüyle Bakılıyor

Para piyasalarındaki güncel fiyatlamalar ve beklenti anketleri, ECB’nin bu haftaki toplantıda üç temel politika faiz oranında 25 baz puanlık bir artışa gitme olasılığını neredeyse kesin olarak görüyor. Yatırımcılar ve piyasa aktörleri yalnızca bu haftaki karara değil, bankanın yıl sonuna kadar atabileceği olası iki şahin adıma daha odaklanmış durumda. Ancak uzmanlar, büyümedeki ivme kaybı nedeniyle yılın geri kalanında piyasanın beklediği agresif faiz patikasının sürdürülmesinin zor olabileceği uyarısında bulunuyor.

"Gelecek Yılın Başında Faiz İndirim Döngüsü Başlayabilir"

Avrupa ekonomisindeki gelişmeleri yakından takip eden ABN AMRO Kıdemli Ekonomisti Jan-Paul van de Kerke, bankanın haziran ve temmuz aylarında sıkılaşma adımlarına devam etmesini beklediklerini ifade etti. Mevduat faizinin kısa vadede yüzde 2,50 seviyesine ulaşacağını öngören Kerke, şu değerlendirmelerde bulundu:

"ECB Başkanı Lagarde, haziran ayının politika parametrelerini ayarlamak adına oldukça uygun bir dönem olduğuna dair net mesajlar vermişti. Uzun vadeli enflasyon beklentilerindeki yükseliş de bu adımları destekliyor. Ancak enflasyondaki ikincil etkilerin kontrol altında kalacağını ve 2027 yılının ilk yarısından itibaren ECB’nin faizleri kademeli olarak nötr seviyeye, yani yüzde 2 bandına geri çekeceğini tahmin ediyoruz."

Enerji Şokları ve Sınırlı Sert Adımlar

Commerzbank Kıdemli Ekonomisti Marco Wagner ise Avro Bölgesi'nde manşet enflasyonun yüzde 3,2'ye, çekirdek enflasyonun ise sürpriz bir şekilde yüzde 2,5'e yükselmesinin bankanın elini zorlaştırdığına dikkat çekti. Wagner, eylül ayına kadar 25 baz puanlık bir artışın daha masada olduğunu kabul etmekle birlikte, piyasaların fiyatladığı üçüncü bir faiz artışı ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu belirtti.

Benzer şekilde Natixis Avrupa Makro Araştırmalar Başkanı Alain Durre de Lagarde’ın piyasalarda uzun soluklu ve agresif bir faiz artırım serisi algısı yaratmaktan kaçınacağını düşünüyor. Durre, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ve enerji şoklarının kalıcılığına bağlı olarak temmuz ya da eylül aylarında ikinci bir ihtiyati artışın gelebileceğini, ancak zayıf büyüme dinamikleri nedeniyle bankanın "toplantıdan toplantıya verilere bakarak ilerleyen" güvercin ve temkinli bir ton benimseyeceğini vurguladı.

Stagflasyon Riski ve Olumsuz Senaryolar Masada

Ekonomik aktivitedeki durgunluk ile yüksek enflasyonun aynı anda yaşandığı stagflasyon riskine dikkat çeken Rabobank Makro Strateji Başkanı Elwin de Groot ise daha karamsar bir tablo çiziyor. Kendi ekonomik modellemelerinin ECB’nin mart ayındaki projeksiyonlarına kıyasla çok daha zayıf bir büyüme ve çok daha yüksek bir enflasyon patikasına işaret ettiğini belirten Groot, Hürmüz Boğazı kaynaklı jeopolitik risklerin stagflasyonist bir şoku tetiklediğini savunuyor. Groot’a göre, mevcut makroekonomik veriler ECB’nin en olumsuz senaryolarına yaklaşmış durumda ve bu durum bankayı risk yönetimi amacıyla uzun bir döngüye dönüşmeyen, ancak koruyucu nitelikte birkaç faiz artışına zorlayabilir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız