Küresel enerji ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı’nda sevkiyat hatlarının yeniden işlerlik kazanması, uluslararası piyasalarda petrol fiyatı senaryolarını kökten değiştirdi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), kritik deniz koridorundaki tanker hareketliliğinin ivme kazanması ve pazarda yeni bir arz fazlası dalgasının kapıda olduğu beklentisiyle ham petrol fiyat tahminlerinde ciddi bir indirime gitti.
EIA Raporunda Radikal Revizyon: Rakamlar Aşağı Çekildi
EIA tarafından yayımlanan "Temmuz 2026 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu", enerji piyasalarındaki tansiyonun düştüğünü net bir şekilde ortaya koydu. Kurum, daha önce varil başına 95,39 dolar olarak öngördüğü uluslararası gösterge Brent petrolün 2026 yılı ortalama fiyat tahminini 81,91 dolara revize etti.
Benzer bir keskin düşüş ABD hafif petrolü (WTI) için de geçerli oldu. Geçtiğimiz ay WTI’ın ortalama varil fiyatını 88,32 dolar olarak tahmin eden EIA, yeni projeksiyonunda bu rakamı 76,26 dolara kadar çekti. Kurumun uzun vadeli analizlerinde ise düşüş trendinin önümüzdeki yıl da süreceği ve Brent petrolün varil fiyatının 64,76 dolara kadar gerileyebileceği öngörüldü.
Diplomatik Mutabakat Tanker Trafiğini Ateşledi
Petrol piyasalarında kartların yeniden dağıtılmasına yol açan bu stratejik dönüşümün arkasında, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik risklerin azalması yatıyor. ABD ile İran arasında 18 Haziran'da sağlanan mutabakatın ardından, boğazdan geçen petrol taşımacılığı yeniden eski ritmine kavuştu. Enerji koridorunun emniyetli hale gelmesiyle birlikte, Orta Doğu kaynaklı kesintilerin piyasayı daha fazla baskılamayacağı algısı güçlendi.
Verilere göre, mayıs ayında günlük 11,2 milyon varille zirveye ulaşan üretim kesintileri, haziran ayında günlük 8,3 milyon varil seviyesine kadar geriledi. Sektör analistleri, ham petrol arz ve ticaret dengesinin yıl sonuna kadar büyük oranda çatışma öncesi dönemdeki normal seviyelerine yaklaşmasını bekliyor.
Alternatif Rotalar ve Stratejik Rezervler Devrede
Fiyat tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesini destekleyen tek unsur Hürmüz Boğazı'ndaki normalleşme değil. Basra Körfezi'ndeki bazı üretici ülkelerin riskleri yönetmek adına alternatif lojistik hatlara yönelmesi pazarın elini rahatlattı. Bunun yanı sıra, Kuzey ve Güney Amerika gibi Orta Doğu dışındaki coğrafyalarda ham petrol üretiminin artması ve ABD başta olmak üzere OECD ülkelerinin stratejik petrol rezervlerini piyasaya sunması, küresel arz güvenliğini tahkim eden önemli parametreler olarak öne çıktı.
Talep Daralırken Arz Hız Kesmiyor
EIA raporunda piyasa dengelerine ilişkin bir diğer çarpıcı detay ise tüketim ayağında görüldü. Küresel petrol talebinin bu yıl günlük ortalama 1,2 milyon varil azalacağı tahmin ediliyor. Her ne kadar 2027 yılında tüketimin yeniden toparlanarak günlük 104,8 milyon varil seviyesine çıkması beklense de, küresel arzın bu talepten çok daha hızlı büyüyeceği öngörülüyor. Uzmanlar, piyasada oluşacak bu "arz fazlası" tablosunun, petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı önümüzdeki dönemde de canlı tutacağını değerlendiriyor.