Business Ekonomi Dünya Trump’tan İran’a ağır ithamlar ve nükleer resti

Trump’tan İran’a ağır ithamlar ve nükleer resti

ABD’ye ait Apache helikopterinin düşürülmesinin ardından Oval Ofis'te konuşan Başkan Trump, İran’a yönelik çok sert misilleme saldırılarının süreceğini belirterek, nükleer müzakerelerde oyalandıklarını ve Körfez'de 22 İran gemisine el koyduklarını açıkladı.

Trump’tan İran’a ağır ithamlar ve nükleer resti
KAYNAK: (AA)

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki askeri ve diplomatik gerilim, Körfez’deki sıcak gelişmelerin ardından en üst seviyeye tırmandı. ABD Başkanı Donald Trump, Washington’da iç güvenlikle ilgili düzenlenen bir imza töreninin ardından Oval Ofis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayarak gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. İran’ın ABD ordusuna ait bir Apache helikopterini hedef aldığını resmen kabul ettiğini belirten Trump, bu hamleye yanıtın askeri sahada çok daha radikal bir şekilde verileceğini ilan etti.

"Misilleme Yapmak En Doğal Hakkımız"

Tahran yönetiminin agresif adımlarına karşı askeri operasyonların devam edip etmeyeceği yönündeki bir soruya net bir dille yanıt veren Trump, ABD’nin savunma haklarını sonuna kadar kullanacağını vurguladı. ABD Başkanı, "Onlara saldıracağız, hem de çok sert bir şekilde. Düşürülen Apache helikopterimize yönelik saldırıya baktığımızda, buna fazlasıyla hakkımız olduğunu düşünüyorum. Dün onlara askeri sahada çok ciddi bir darbe indirdik, bugün de durmayacağız ve yine sert bir şekilde vuracağız" ifadelerini kullandı.

Saldırıya uğrayan helikopterdeki mühimmatın patlamamış olmasını büyük bir şans olarak nitelendiren Trump, Amerikan pilotlarının burunları bile kanamadan operasyonla kurtarılmasının kendileri adına kritik bir başarı olduğunu ve bu durumun daha büyük bir felaketi önlediğini dile getirdi.

Müzakere Masasında Rest: "Bizi Enayi Yerine Koyuyorlar"

Aylardır kapalı kapılar ardında yürütülen nükleer müzakerelere de değinen Donald Trump, diplomatik süreçte sabırlarının tükendiği sinyalini verdi. İran ile aslında kapsamlı bir uzlaşıya oldukça yaklaştıklarını savunan ABD Başkanı, diplomatik oyalama taktiklerine tepki gösterdi.

Trump, "Bu anlaşmanın nasıl neticeleneceğini hep birlikte göreceğiz. Masada sonuca çok yaklaşmıştık fakat bizi sürekli oyalıyorlar. Bizi enayi yerine koyabileceklerini sanıyorlar. Bu anlaşmayı imzalamak zorundalar çünkü bu hamle en başta kendilerinin yararına. Ancak net olarak bilinmeli ki bu metin onlara nükleer silaha sahip olma hakkı tanımıyor; aksine bunu tamamen yasaklıyor" dedi.

Körfez’de Gece Yarısı Operasyonu: 22 Gemi Ele Geçirildi

Konuşmasında küresel enerji piyasalarını doğrudan etkileyecek ve bugüne kadar gizli tutulan askeri operasyonların detaylarını da ilk kez paylaşan Trump, petrol fiyatlarını dengede tutmak için attıkları stratejik adımları anlattı.

Savaş atmosferi içerisinde gerçekleştirilen bir dizi örtülü operasyon sayesinde milyonlarca varil petrol çıkardıklarını itiraf eden Trump, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunu şu ana kadar hiç kimse bilmiyordu, İran da ilk kez şimdi öğrenecek. Geçtiğimiz gece radarlarını tamamen imha ettiğimiz için yön duygusunu yitiren ve ışıklarını kapatarak ilerleyen 22 İran gemisini kıskıvrak yakalayarak ele geçirdik. Radarları olmadığı için hiçbir şey yapamadılar. Petrolün varil fiyatının şu an 85 dolar seviyesinde kalmasının yegane sebebi bizim bu operasyonel hamlelerimizdir."

Trump’tan Erdoğan İtirafı: "O Benim Çok İyi Bir Dostum"

Toplantının son bölümünde İsrail basını tarafından yöneltilen ve bölgesel dengeleri ilgilendiren kritik bir soruya yanıt veren Trump, Türkiye ile İsrail arasında askeri bir çatışma olasılığına inanmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olan yakın ve güçlü ikili ilişkisinin altını çizen ABD Başkanı, Ankara ile Washington arasındaki diyalog mekanizmasının sağlamlığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan övgüyle bahseden Trump, "O benim çok iyi bir dostum ve geçmişte birlikte son derece başarılı işlere imza attık. Kendisini gerçekten çok seviyorum. Müthiş bir lider ve dünyadaki en güçlü aktörlerden biri. Türkiye ile İsrail arasında bahsedilen türden bir gerilim duymadım. Eğer böyle bir ihtimal olsaydı, hemen telefonu kaldırır ve bizzat onu arayarak her şeyin yolunda olduğundan emin olurdum. Türkiye ile böyle bir senaryonun yaşanacağını kesinlikle düşünmüyorum. O bana büyük bir saygı duyuyor, ben de ona aynı şekilde saygı duyuyorum. Her şeyden öte, aramızda çok güçlü bir dostluk bağı var" diyerek bölgedeki spekülasyonlara son noktayı koydu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız