İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyu desteğini kaybetmesi üzerine bölgedeki askeri hareketliliği artırma stratejisi, Tel Aviv yönetimi ve muhalefet kanadında büyük bir krizin fitilini ateşledi. Suriye’nin İdlib bölgesindeki atıl durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlenen son hava saldırısı ve Ankara ile tırmandırılmaya çalışılan gerilim, İsrailli üst düzey siyasetçiler ve stratejistler tarafından "seçim yatırımı uğruna yapılmış pervasız bir hamle" olarak değerlendiriliyor.
Muhalefet Ayağa Kalktı: "Bedelini İsrail Güvenliği Ödüyor"
İsrail'deki Demokratlar Partisi Lideri Yair Golan, Başbakan Netanyahu'nun askeri gücü doğrudan kişisel siyasi istikbali için kullandığını iddia etti. Yapılan son saldırının doğrudan Türkiye ile süregelen gerilimi tırmandırdığına ve Tel Aviv'in en büyük müttefiki ABD ile olan diplomatik çatlağı derinleştirdiğine dikkat çeken Golan, Netanyahu’nun bölgede istikrarı baltalayan, "güvenilmez ve aşırı" bir figüre dönüştüğünü vurguladı. Golan, İsrail'in yalnızlaşma sürecine girdiğini belirterek mevcut iktidarın siyasi ömrünü uzatmak için sürekli yeni krizler ürettiğinin altını çizdi.
Eski Başbakan Barak: "Türkiye Ne İran'dır Ne De Esed Suriyesi, Netanyahu Raydan Çıktı"
Netanyahu’ya yönelik en sert eleştirilerden biri de eski Başbakan Ehud Barak’tan geldi. Ekim ayında gerçekleşecek seçimler öncesinde iktidarın "güvenlik paniği" yaratarak seçmene ulaşmaya çalıştığını belirten Barak, Türkiye’ye karşı yürütülen gerilim politikalarını "sorumsuz ve tehlikeli" olarak tanımladı. Türkiye’nin bölgedeki ağırlığına dikkat çeken Barak, "Türkiye ne eski Suriye’dir ne de İran. Sorunlar ABD koordinasyonunda diplomasiyle çözülebilecekken Netanyahu tamamen kontrolü kaybetmiş durumda. Hiçbir askeri hedefine ulaşamadığı gibi İsrail’in kalan müttefiklerini de endişelendiriyor" değerlendirmesinde bulundu.
"İktidardan Derhal Uzaklaştırılmalı"
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Moşe Yaalon da muhalefet liderlerine ortak hareket etme çağrısında bulundu. Netanyahu’nun 7 Ekim sürecindeki başarısızlıkların ve "Aksa Tufanı" sonrası hesap verme sorumluluğunun üzerini örtmek amacıyla yeni cepheler açtığını savunan Yaalon, Başbakan’ın orduyu ve ülke geleceğini riske attığını söyledi. Yaalon, "Yıkımı önlemek ve askerlerin hayatını korumak için tek çözüm Netanyahu’yu iktidardan düşürmektir" ifadelerini kullandı.
Anketlerdeki Çöküş Kirli Siyasete Yansıdı
İsrailli tanınmış siyaset yorumcuları ve analistler de Netanyahu’nun adımlarını iç siyasi sıkışmışlığa bağlıyor. Kamuoyu araştırmalarında sert düşüş yaşayan iktidar partisi Likud’un meclisteki sandalye sayısının 32’den 23’e gerilediği ve mevcut koalisyonun hükümet kurma çoğunluğunu kaybettiği belirtiliyor.
Haaretz gazetesi yazarlarından Esther Solomon ve Jonathan Lis, Netanyahu'nun siyasetini "her cepheyi seçim kampanyasına dahil etmek" olarak yorumluyor. Seçim anketlerinde geriye düşen Başbakan’ın Gazze, Lübnan ve Suriye hatlarında askeri baskıyı artırarak muhalefeti yıpratmaya çalıştığı, ancak bu stratejinin Washington ile ilişkileri koparma noktasına getirebileceği vurgulanıyor. ABD’deki iç siyasi dengeler ve bölgesel sükunet arayışları dikkate alındığında, Netanyahu'nun Türkiye ve Suriye ekseninde yarattığı suni krizlerin Washington-Tel Aviv hattındaki ipleri tamamen koparabileceği ifade ediliyor.