Krizin Eşiğindeki Kent İçin Küresel Alarm
Sudan’da iki yılı aşkın süredir devam eden ve ülkeyi tam bir kaosun içine sürükleyen iç savaşta, uluslararası toplum kritik bir adım attı. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, ülkenin güney kesiminde yer alan El Ubeyd kentinde sivilleri hedef alan hak ihlalleri ve suistimal iddialarının vakit kaybedilmeksizin incelenmesini öngören karar tasarısını oy birliğiyle kabul etti. Avrupa ülkelerinin öncülüğünde sunulan tasarı, bölgedeki insani krizin boyutunu bir kez daha küresel gündemin ilk sırasına taşıdı.
Diplomatik Trafik Hızlandı: Tasarı Oy Birliğiyle Geçti
İngiltere tarafından hazırlanan; Almanya, İrlanda, Hollanda ve Norveç gibi güçlü aktörlerin de açık destek verdiği karar tasarısı, BM İnsan Hakları Konseyinde hiçbir ülkenin itirazı olmadan kabul edildi. Alınan bu kararla birlikte, Sudan’daki hak ihlallerini incelemek üzere daha önce kurulan bağımsız uluslararası vakaları araştırma misyonu acil kodla görevlendirildi. Heyet, El Ubeyd'de uluslararası insancıl hukukun çiğnendiği iddialarını ve sivillere yönelik işlenen savaş suçlarını yerinde inceleyecek.
"Meşru Askeri Hedef" İlanından Sonra Gelen Hamle
Soruşturma kararının zamanlaması dikkat çekici bir takvime denk geldi. Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) lideri Mohamed Hamdan Dagalu'nun kontrolündeki Sudan Tesisi Koalisyonu (TASİS), uluslararası örgütlerin tüm sivil koruma çağrılarına kulak tıkayarak El Ubeyd kentini "meşru askeri hedef" ilan etmişti. BM'nin bu hamlesi, söz konusu tehditkar açıklamadan sadece bir gün sonra gelerek milis güçlere karşı uluslararası bir set çekme girişimi olarak yorumlandı.
Hartum Yönetiminden Çifte Standart İtirazı
Gelişmelerin ardından Sudan'ın BM İnsan Hakları Konseyindeki Daimi Temsilcisi Hasan Hamid, ülkesinin duruşunu netleştiren açıklamalarda bulundu. Kararın, yabancı müdahaleleri reddeden ve HDK'nin bölgedeki gayrimeşru yönetim yapıları ile işlediği suçları kınayan bölümlerini olumlu bulduklarını belirten Hamid, bu nedenlerle tasarıyı tamamen bloke etmediklerini söyledi.
Ancak Sudanlı diplomat, araştırma misyonunun yetkilerini genişleten maddelere sert tepki gösterdi. Bu maddelerin Sudan meşru ordusunu isyancı milis güçlerle aynı kefeye koyduğunu savunan Hamid, "Bu haksız yaklaşımı kesin bir dille reddediyoruz. Sudan hükümeti, geçmişte olduğu gibi bu soruşturma misyonunun dayatmaları kapsamında hiçbir yükümlülük altına girmeyecektir" diyerek Hartum'un egemenlik haklarından taviz vermeyeceğinin altını çizdi.
Yeni Bir El-Faşir Senaryosu mu?
Bölgeden gelen raporlar, El Ubeyd'deki tablonun her geçen gün daha da ağırlaştığını gösteriyor. BM yetkilileri, son bir aydır HDK'ye ait kamikaze insansız hava araçlarının kentteki elektrik santrallerini, kritik yakıt depolarını ve hayati sivil altyapıları sistematik olarak vurduğunu belirtiyor.
BM Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ise geçtiğimiz günlerde yayımladığı raporda çok daha karanlık bir senaryoya işaret etmişti. Raporda, El Ubeyd'in, daha önce HDK kontrolüne geçtikten sonra kitlesel katliamlar ve ağır hak ihlalleriyle sarsılan Kuzey Darfur'un başkenti El-Faşir ile aynı trajik kaderi paylaşabileceği uyarısı yapılmıştı. Nisan 2023'ten bu yana ordu ile HDK arasındaki güç savaşının sürdüğü Sudan'da, bugüne kadar on binlerce sivil yaşamını yitirirken, milyonlarca insan evlerini terk ederek mülteci konumuna düştü.