Business Ekonomi Dünya Ohri Çerçeve Anlaşması çeyrek asrı geride bıraktı

Ohri Çerçeve Anlaşması çeyrek asrı geride bıraktı

Kuzey Makedonya’yı 2001 yılında iç savaşın eşiğine getiren etnik gerilimi noktalayan ve ülkede yeni bir sosyo-politik dönemi başlatan Ohri Çerçeve Anlaşması, 25. yılını geride bıraktı.

Ohri Çerçeve Anlaşması çeyrek asrı geride bıraktı

Balkanlar’ın kritik aktörlerinden Kuzey Makedonya’da 2001 yılında patlak veren etnik çatışmaları sona erdiren ve ülkenin idari, hukuki ve toplumsal yapısını kökten değiştiren Ohri Çerçeve Anlaşması’nın (OÇA) üzerinden tam 25 yıl geçti. Uluslararası toplumun ara buluculuğunda imzalanan tarihi mutabakat, çeyrek asırlık geçmişine rağmen ülkedeki toplumsal barışın temel taşı olma niteliğini sürdürüyor.

1991 yılında eski Yugoslavya’dan kansız bir şekilde ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Kuzey Makedonya, kurucu anayasasında azınlık haklarına getirdiği kısıtlamalar nedeniyle uzun yıllar sürecek bir toplumsal gerilimin fitilini ateşlemişti. Arnavut nüfusun ana dilde yükseköğrenim ve yerel sembollerin kullanımı gibi temel hak taleplerinin bastırılması, 2001 başlarında silahlı çatışmalara dönüştü.

Silahların Gölgesinden Diplomasi Masasına

2001 yılının ilk aylarında Kalkandelen hattında başlayan ve kısa sürede ülkenin kuzeybatısına yayılan çatışmalar, ülkeyi topyekün bir iç savaşın eşiğine getirdi. NATO ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) devreye girmesiyle sağlanan ateşkes ihlallerle sarsılsa da diplomatik temaslar kopmadı. Yaklaşık iki ay süren zorlu müzakerelerin ardından 13 Ağustos 2001’de, ülkenin güneybatısındaki Ohri şehrinde tarihi imzalar atıldı.

Avrupa Birliği ve ABD özel temsilcilerinin gözetiminde ana siyasi aktörlerin uzlaşıya vardığı Ohri Çerçeve Anlaşması; silahların susmasını sağlamakla kalmadı, etnik Arnavutlar başta olmak üzere ülkedeki tüm azınlık gruplarının kamusal alandaki varlığını yasal güvenceye kavuşturdu.

Çift Dilli Yönetim ve Kamuda Adil Temsil Dönemi

Anlaşma, Kuzey Makedonya’da yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, ayrımcılıkla mücadele, kamuda adil temsil ve kültürel simgelerin serbestçe kullanımı gibi hayati reformları beraberinde getirdi. Bu sürecin en somut adımlarından biri dillerin kullanımı konusunda atıldı.

Anlaşmanın öngördüğü yasal düzenlemelerin uzun yıllara yayılan takvimi sonucunda, Arnavutça 2019 yılı itibarıyla ülke genelinde ikinci resmi dil statüsü kazandı. Ayrıca ülke genelinde nüfusun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturan toplulukların dillerinin yerel düzeyde resmiyet kazanması ilkesi benimsendi. Bu kapsamda Türkçe de soydaşların yoğun olarak yaşadığı birden fazla belediyede resmi dil statüsüne ulaştı.

Anlaşmanın getirdiği hakların takibi ve uygulanması amacıyla kurulan yönetim mekanizmaları zaman içinde bakanlık düzeyine taşınarak bugün Topluluklar Arası İlişkiler Bakanlığı adıyla yapısını korumaya devam ediyor.

Türk Toplumunun Temsil Arayışı ve Demografik Gerçekler

Anlaşmanın 25. yılında, ülkedeki en büyük üçüncü etnik topluluk olan Türkler ise sürecin yürütülüş biçimine dair kritik uyarılarda bulunuyor. Resmi verilere göre nüfusun yaklaşık yüzde 3,86’sını oluşturan Kuzey Makedonya Türkleri; kamu kurumlarında, yerel idarelerde ve karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediklerini ifade ediyor.

Ülkenin kurucu unsurlarından biri olarak kendilerini konumlandıran Türk toplumu temsilcileri, Ohri Çerçeve Anlaşması’nın yalnızca iki ana etnik grup arasındaki bir denge mekanizması olmaktan çıkarılıp tüm toplulukları kapsayacak şekilde kapsayıcı bir anlayışla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Son resmi nüfus sayımı verilerine göre yaklaşık 1,83 milyon nüfusa sahip Kuzey Makedonya’da demografik yapı; %58,44 Makedon, %24,3 Arnavut, %3,86 Türk, %2,53 Roman, %1,3 Sırp ve diğer küçük etnik gruplardan oluşuyor. Geçen 25 yıla rağmen Ohri Çerçeve Anlaşması, çok etnikli bu yapının bir arada yaşama kültürünü koruyan en önemli garanti belgesi olmayı sürdürüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız