Amerikan savunma sanayi ve askeri stratejisine ilişkin sızdırılan kritik bilgiler, Washington yönetimini küresel güç dengeleri açısından oldukça hassas bir konuma sürükledi. ABD ordusunun, İran ile girilen çatışma sürecinde savunma ve taarruz mühimmatının önemli bir bölümünü erittiğine dair basına yansıyan raporlar, Beyaz Saray’da güvenlik kaygılarını tepe noktasına çıkardı. Uzmanlar, bu tür stratejik sızıntıların Tahran’a psikolojik ve askeri avantaj sağlayabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
"Askeri Zafiyet Algısı Risk Yaratıyor"
Atlantik Konseyi Terörle Mücadele Direktörü ve CNN Güvenlik Analisti Alex Plitsas, konuya ilişkin değerlendirmesinde sızdırılan bilgilerin Washington’ı askeri açıdan kırılgan bir pozisyona soktuğuna dikkat çekti. Özellikle füzeleri engelleme kapasitesine sahip kritik savunma sistemlerinin ve gelişmiş mühimmatın stok düzeylerinde yaşanan ciddi gerilemenin kamuoyuna yansımasını "tehlikeli" olarak nitelendiren Plitsas, bu durumun karşı tarafı yeni hamleler yapma konusunda yüreklendirebileceğini belirtti.
Üretim bantlarının ordu ihtiyaçlarına anında yanıt vermesinin fiziksel olarak mümkün olmadığını vurgulayan uzmanlar, kısa ve orta vadede ortaya çıkan bu sanayi kapasitesi açığının ABD'nin hareket alanını daralttığına işaret ediyor.
Camp David’de Gergin Anlar ve Trump'ın Sert Tepkisi
Amerikan medyasında yer alan bilgilere göre mühimmat krizine ilişkin veriler, Beyaz Saray ile Pentagon arasında da gerilime neden oldu. Başkan Donald Trump'ın, Camp David’de gerçekleşen kabine toplantısında Savunma Bakanı Pete Hegseth’ten mühimmat depolarının durumuna dair kapsamlı bir bilgilendirme istediği kaydedildi. Basına sızan raporların ardından, planlanan bazı askeri operasyonların ve yeni yanıt stratejilerinin askıya alındığı iddia ediliyor.
Sosyal medya hesabı üzerinden konuya dair açıklamalarda bulunan Trump ise ordunun mühimmat sıkıntısı yaşadığına ilişkin haberleri sert bir dille yalanladı. Üretimin kesintisiz sürdüğünü savunan Trump, stratejik verileri basına sızdıran kişileri "hain" olarak tanımlayarak sorumluların ağır hapis cezalarıyla karşılaşacağını belirtti.
Savaşın 5. Ayında Bilanço Ağırlaşıyor
Güvenlik kaynaklarına ve uluslararası haber ajanslarının derlediği verilere göre, aylardır devam eden karşılıklı füze ve hava çatışmaları ABD’nin envanterindeki kritik füzelerin büyük kısmını eritti:
THAAD Füze Savunma Sistemi: Envanterdeki önleyici füzelerin yaklaşık %80'inin kullanıldığı belirtiliyor.
Seyir ve Hassas Güdümlü Füzeler: Tomahawk füzelerinin yaklaşık yarısının, uzun menzilli ATACMS ve PrSM sistemlerinin ise neredeyse tamamının tüketildiği ifade ediliyor.
Analistler, sızdırılan verilerin doğruluğundan ziyade yarattığı algının bölgesel aktörler tarafından bir "fırsat penceresi" olarak görülebileceğini, bu durumun ise Orta Doğu’daki askeri dengeleri daha öngörülemez bir noktaya taşıyabileceğini vurguluyor.