İşgal altındaki Batı Şeria’da gerilim tırmanmaya devam ederken, İsrail basını güvenlik güçlerinin bölgedeki tutumuna ilişkin çarpıcı bir analizi kamuoyuna taşıdı. Ülkenin önde gelen yayın organlarından Yedioth Ahronoth’ta yer alan habere göre; İsrail ordusu, polis teşkilatı ve iç istihbarat birimi Şin-Bet (Şabak), Filistinlilerin topraklarını ve yerleşim alanlarını hedef alan aşırılık yanlısı İsrailli gruplara karşı kanunları uygulamaktan kaçınıyor.
Göz Yumulan Saldırılar ve Cezasızlık Zırhı
Haberde, Batı Şeria’daki kaçak yapılarda ve yasa dışı yerleşim alanlarında barınan aşırı sağcı grupların hukuku hiçe sayarak kendi kurallarını koyduğu vurgulandı. Filistin köylerini hedef alan, evleri ve araçları ateşe veren saldırganlara yönelik herhangi bir gözaltı işleminin yapılmadığı ve iddianame hazırlanmadığı belirtiliyor. İsrail güvenlik birimlerinin olayları engellemek yerine olay yerinde sessiz kalması, aşırılık yanlısı grupların cesaretini artıran ana unsur olarak gösteriliyor.
"Ordu Bir Güvenlik Şirketine Dönüştü"
Analizde en dikkat çeken hususlardan biri de ordunun bölgedeki rolünün değiştiğine yönelik tespitler oldu. Gazete, İsrail ordusunun aşırılık yanlıları üzerindeki otoritesini kaybettiğini ve söz konusu gruplar için adeta "özel bir güvenlik şirketi" gibi hareket etmeye başladığını yazdı. Ayrıca Tel Aviv yönetiminin kendi mevzuatında dahi kaçak kabul ettiği 100’e yakın çiftlik ve yerleşim noktasının tahliye edilmesi yerine; ileri teknolojik imkanların, istihbarat kaynaklarının ve askeri savunma unsurlarının bu noktaları korumak için seferber edildiği aktarıldı.
Siyasi Hesaplar ve Bölgedeki Bilanço
Söz konusu tablonun İsrail iç siyasetindeki dengelerden bağımsız olmadığı ifade ediliyor. Güvenlik birimlerinin pasif tutumunun, aşırı sağcı siyasetçilerin söylemlerine ve vizyonlarına alan açtığı belirtiliyor. Bu durumun hem Savunma hem de Maliye bakanlıkları nezdinde siyasi bir kazanım olarak değerlendirildiği ve askeri kanadın politik kararlar doğrultusunda hareket etmeye zorlandığı savunuluyor.
Öte yandan, Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşanan askeri müdahaleler ve yerleşimci baskınları nedeniyle insani kriz derinleşiyor. Filistin resmi makamlarının paylaştığı verilere göre, bu süreçte yaşanan şiddet olayları sonucu 1100'den fazla Filistinli yaşamını yitirirken, binlerce kişi yaralandı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı.