İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yaşanan askeri ve politik gerilime ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Başkent Tahran’da düzenlenen İslam Tabipler Birliği Genel Kurulu’nda konuşan Pezeşkiyan, çatışma sürecinin uzatılmasının kaçınılmaz bir hedef olmadığını belirterek, askeri ve diplomatik gücün zirvede olduğu bu süreçte savaşın sona erdirilmesinin stratejik önemine vurgu yaptı.
Pezeşkiyan konuşmasında, "Savaş elbette bir noktada durmalı" diyerek, "Bugün güç ve itibar sahibi olduğumuz, uluslararası alanda kazanımlarımızın ve zaferimizin kabul gördüğü bir dönemden geçiyoruz. Tam da bu aşamada savaşı bitirmek en doğru adımdır" ifadelerini kullandı.
"Geri Adım Değil, Kazanımları Koruma Stratejisi"
Savaşı bitirme çağrısının bir geri adım ya da zafiyet olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizen İran lideri, ülkenin savunma reflekslerinden taviz vermeyeceklerini açıkça belirtti. Olası bir tehdit karşısında direnç göstereceklerini vurgulayan Pezeşkiyan, "Baskı ve zorbalık karşısında kesinlikle boyun eğmeyeceğiz. Son ana kadar direnecek ve her türlü saldırıya misliyle, ezici bir yanıt vereceğiz" dedi.
Pakistan Aracılığıyla Yapılan Mutabakat: "Onurlu Bir Adım"
17 Haziran'da Pakistan'ın ara buluculuğunda ABD ile yürütülen mutabakat sürecine de değinen Pezeşkiyan, söz konusu metnin İran adına son derece onurlu bir içeriğe sahip olduğunu dile getirdi. Uygulamada yaşanan aksaklıklara rağmen mutabakatın Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nde oy birliğiyle kabul edildiğini hatırlatan Pezeşkiyan, metinde İran'ı teslimiyete zorlayan hiçbir maddenin yer almadığını, aksine tüm yükümlülüklerin karşı tarafa yüklendiğini vurguladı.
Savaş ve Müzakere Birbirinin Alternatifi Değil
Diplomasi ile savunmanın eş zamanlı yürütülebileceğine dikkat çeken Pezeşkiyan, savaş ve müzakere süreçlerinin birbirini dışlamadığını belirtti. Hz. Ali’nin barış anlayışına ve ahde vefa ilkesine atıfta bulunan İran Cumhurbaşkanı, yapılan anlaşmalara sadık kalınmasının önemine değindi.