Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un görev süresinin dolmasıyla gerçekleşecek 2027 seçimleri öncesinde siyaset arenası erken ısındı. Cumhurbaşkanlığı yarışının en güçlü figürlerinden, eski Başbakan ve Rönesans Partisi adayı Gabriel Attal, Moskova yönetimini Fransız seçmeninin özgür iradesine ipotek koymaya çalışmakla suçladı. Fransız televizyon kanalı BFMTV’ye değerlendirmelerde bulunan Attal, Kremlin rejiminin merkez siyasete karşı örtülü operasyonlar yürüttüğünü öne sürdü.
"Demokratik Tercihlerimizi Çalıyorlar"
Fransız seçmeninin karar alma süreçlerinin manipüle edildiğini savunan Attal, Rusya’nın uyguladığı stratejinin iki yönlü olduğunu iddia etti. Kendisi gibi merkez siyasette yer alan adayların dezenformasyon kampanyalarıyla yıpratılmak istendiğini belirten eski Başbakan, Moskova’nın açıkça aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin lideri Marine Le Pen’e destek verdiğini öne sürdü.
2024 yılındaki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde de benzer mekanizmaların devreye sokulduğunu hatırlatan Attal, "Kremlin rejiminin adaylığımızı hedef alan müdahale operasyonları hız kesmeden sürüyor. Amaçları son derece net: Fransızların demokratik tercihlerini ellerinden almak," şeklinde konuştu.
Yasal Yaptırımlar Üç Katına Çıkıyor
Attal’ın açıklamalarının ardından hükümet kanadından da konuya ilişkin kararlılık mesajı geldi. Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, ulusal demokrasiyi korumanın ve dış menşeli hibrit tehditlerle mücadele etmenin hükümetin öncelikli görevleri arasında yer aldığını vurguladı.
Seçim dönemlerinde adaylara yönelik yürütülen algı operasyonlarının anlık olarak tespit edildiğini bildiren Lecornu, hedef alınan siyasi aktörlerin derhal bilgilendirildiğini aktardı. Sürecin sadece uyarılarla sınırlı kalmayacağını belirten Lecornu, seçim dönemlerinde kasıtlı olarak asılsız haber üreten ve yayanlara verilen cezaların üç katına çıkarılmasını içeren yeni yasa tasarısının gündemde olduğunu söyledi. Hükümet, bu tehdide karşı tüm siyasi spektrumun ortak bir duruş sergilemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Seçim Sandığı Üzerindeki Gölge Sadece Rusya Değil
Fransa'da yabancı aktörlerin seçim süreçlerini manipüle ettiği yönündeki iddialar Rusya ile sınırlı değil. Yakın zamanda, İsrail merkezli BlackCore adlı özel firmanın da ülkeredeki yerel seçimlere dezenformasyon yoluyla müdahale ettiği basına sızmıştı. Özellikle Filistin halkına destek veren sol eğilimli Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partili belediye başkan adaylarını hedef alan karalama kampanyaları sebebiyle Fransız yargısı geçen Mart ayında söz konusu firma hakkında resmi soruşturma başlatmıştı.
Macron’un anayasal engel nedeniyle yeniden aday olamayacağı 2027 seçimleri yaklaşırken; hem Rusya hem de ticari dezenformasyon şirketleri kaynaklı iddialar, Paris yönetiminin seçim güvenliği protokollerini en üst seviyeye çıkarmasına neden oluyor.