Moskova'dan Dünyaya Aynı Anda 5 Mesaj
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, başkent Moskova’da gerçekleştirdiği geniş kapsamlı basın toplantısında, Washington’ın askeri hamlelerinden Güney Kafkasya’daki yeni ittifak arayışlarına kadar uluslararası kamuoyunu meşgul eden pek çok dosyayı masaya yatırdı. Moskova’nın küresel güvenlik mimarisine bakışını özetleyen Zaharova, özellikle ABD’nin Avrupa’daki askeri ayak izine yönelik sert eleştiriler getirdi.
"Amerikan Ordusunun Avrupa’da İşletim Süresi Doldu"
ABD'nin Polonya’daki askeri varlığını tahkim etme hamlesini değerlendiren Sözcü Zaharova, kıtanın güvenliği için artık köklü bir paradigma değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Washington’ın hamlelerinin gerilimi tırmandırmaktan başka bir işe yaramadığını ima eden Zaharova, "On yıllardır Avrupa topraklarında konuşlu bulunan Amerikan askeri güçlerinin bölgeden tamamen tasfiye edilmesi, rasyonel, mantıklı ve atılması gereken en gerekli adımdır" diyerek Beyaz Saray’a net bir mesaj gönderdi.
Erivan’a Sert İkaz: "Hem AEB’de Kalıp Hem AB ile Yakınlaşamazsınız"
Toplantının en dikkat çekici başlıklarından biri Ermenistan’ın son dönemde izlediği dış politika oldu. Erivan yönetiminin Rusya ile müttefiklik ruhuna uymayan adımlar attığını savunan Zaharova, Ermenistan’ın NATO ile kurduğu dirsek temasının Moskova’da ciddi bir endişe kaynağı olduğunu vurguladı.
Avrupa Birliği’nin (AB) artık masum bir ekonomik blok olmaktan çıktığını ve "saldırgan bir askeri yapıya" evrildiğini iddia eden Sözcü, şu uyarılarda bulundu:
"Ermenistan hükümetinin mevcut yaklaşımı, ülkelerimiz arasındaki karşılıklı çıkarlara dayalı stratejik ortaklık zeminini baltalıyor. Erivan, bu ortaklığın getirdiği devasa kazanımları kaybetme riskiyle karşı karşıya. Bir yandan Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) nimetlerinden faydalanıp diğer yandan AB’ye yaklaşma stratejisi Rusya için kabul edilemez. Ermenistan’ın pragmatik ve rasyonel bir hatta döneceğini umuyoruz."
Batı dünyasının Rusya’yı Güney Kafkasya’dan tamamen dışlama çabalarına da değinen Zaharova, coğrafi ve tarihsel gerçekliklerin buna izin vermeyeceğini, Rusya’nın bölgedeki varlığını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.
Ukrayna’da "İrade" Sorunu ve Yapay Zeka Suçlaması
Ukrayna krizinin çözümü noktasında topu Washington ve Kiev’e atan Zaharova, Rusya’nın siyasi ve diplomatik yollarla bir çözüme açık olduğunu, ancak karşı tarafta bu iradeyi göremediklerini belirtti. Kiev yönetiminin Batı’dan aldığı finansal ve askeri destekle "terör" yöntemlerine başvurduğunu öne süren Sözcü, Luhansk’taki bir koleje düzenlenen saldırıda Amerikan yapay zeka sistemi "Palantir"in kullanıldığına dair iddialara dikkat çekti. Söz konusu teknoloji şirketinin savaşın başından bu yana Kiev’le çalıştığını hatırlatan Zaharova, şirketin bu sivil katliamda payı olmadığını kanıtlamak zorunda olduğunu söyledi.
Trump’ın Uranyum Çıkışına Tahran Savunması
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ABD’ye teslim etmesi ya da uluslararası denetimle yok etmesi gerektiği yönündeki açıklamaları da Rus diplomasisinin radarına girdi. Zaharova, mülkiyet hakkının net bir şekilde İran’a ait olduğunu belirterek, "O uranyum İran’ın malıdır. Onun üzerinde ne yapılacağına, nasıl bir tasarrufta bulunulacağına yalnızca ve yalnızca Tahran karar verebilir. Bu hususta söz söyleme hakkı münhasıran İran’ındır" diyerek Washington’ın dayatmalarını reddetti.
Asya-Pasifik’te Füze Krizi Kapıda
Konuşmasının son bölümünde rotayı Uzak Doğu’ya çeviren Mariya Zaharova, ABD’nin orta ve kısa menzilli füze sistemlerini Japonya topraklarına konuşlandırma planını sert bir dille eleştirdi. Bu hamlenin Rus sınır güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturduğunu kaydeden Zaharova, söz konusu adımın Asya-Pasifik bölgesindeki kırılgan istikrarı ve stratejik dengeleri dinamitleyeceğini sözlerine ekledi.