SÜSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar, süs bitkileri sektörünün iklim değişikliğine uyum sürecinde kritik bir araç haline geldiğini belirtti. Kentlerde yeşil alanların artırılması ve toprak varlığının korunmasının, iklim üzerindeki olumsuz etkileri dengelemede önemli bir işlev üstlendiğini vurgulayan Dündar, kurakçıl peyzajın bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti.
Kurakçıl peyzajın, su tüketimini en aza indiren ve kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin kullanıldığı bir tasarım yaklaşımı olduğuna işaret eden Dündar, bu modelin şehirlerin sürdürülebilirliği açısından giderek zorunlu hale geldiğini dile getirdi.
Yanlış uygulamalar sektörü zayıflatabilir
Kurakçıl peyzajın, bitki kullanımını azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmediğinin altını çizen Dündar, bu alandaki yanlış uygulamalara dikkat çekti. Bitki yerine taş ve sert zemin kullanımının artırılmasının hem estetik hem de ekolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Dündar, bu yaklaşımın süs bitkileri sektörünü de doğrudan etkileyebileceğini söyledi.
Doğru uygulamanın, bitki çeşitliliğini koruyarak kuraklığa dayanıklı türlerin kullanımını artırmak ve su döngüsünü verimli şekilde yönetmek olduğunu ifade etti.
Üretim için zaman ve güvence gerekiyor
Sektörün yeni talep yapısına uyum sağlamak için üretim hazırlıklarına başladığını aktaran Dündar, ancak kurakçıl bitki türlerinin yaygın üretimi için zamana ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Mevcut üretim yapısının daha çok hızlı pazarlanabilen ve talebi yüksek türlere odaklandığını belirten Dündar, dönüşümün planlı şekilde ilerlemesi gerektiğini dile getirdi.
Sözleşmeli üretim çağrısı
SÜSBİR’in en dikkat çekici önerisi ise sözleşmeli üretim modeline geçiş oldu. Belediyeler ve kamu kurumlarının sektörün en büyük alıcıları olduğunu hatırlatan Dündar, alım garantili sözleşmelerin üreticinin riskini azaltacağını ve yeni bitki türlerinin üretimini teşvik edeceğini ifade etti.
Bu modelin hayata geçirilmesiyle birlikte, kurakçıl peyzaj uygulamalarında ihtiyaç duyulan bitki çeşitliliğinin hızla artırılması ve sektörün bu dönüşüme daha güçlü şekilde adapte olması hedefleniyor.