Business Ekonomi Çevre 2035'te 120 bin megavat! Türkiye'nin enerjideki bağımsızlık rotası netleşti

2035'te 120 bin megavat! Türkiye'nin enerjideki bağımsızlık rotası netleşti

Dünya genelinde rekor yatırımlarla 5,15 teravata ulaşan yenilenebilir enerji kurulu gücü, COP28'de belirlenen 2030 yılı hedeflerinin neredeyse yarısını şimdiden yakalayarak tarihi bir dönüm noktasına ulaştı.

2035'te 120 bin megavat! Türkiye'nin enerjideki bağımsızlık rotası netleşti
KAYNAK: (AA)

Küresel Yeşil Güç 5 Teravat Sınırını Devirdi

22 Haziran Dünya Yenilenebilir Enerji Günü kapsamında küresel raporlardan derlenen son veriler, dünya genelinde temiz enerjiye geçiş sürecinin tahminlerin ötesinde bir hız kazandığını ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı’nda (COP28) masaya yatırılan ve dünya liderleri tarafından kabul edilen 2030 yılı için 11,17 teravatlık küresel temiz enerji vizyonu, şimdiden yarılanma aşamasına geldi. Küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü, geçen yıl sonu itibarıyla gerçekleştirilen rekor düzeydeki yatırımlarla 5,15 teravat seviyesine ulaştı.

Yeşil Dönüşümün İki İtici Gücü: Güneş ve Rüzgar

Küresel çapta yaşanan bu muazzam büyümenin arkasında, yenilenebilir kaynakların lokomotifi haline gelen güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları yer alıyor. Son dönemdeki net kapasite artışının yüzde 97'si gibi ezici bir oranı sadece bu iki kaynaktan sağlandı. Dönem boyunca güneş enerjisine 511 gigavatlık devasa bir kurulu güç eklenirken, rüzgar enerjisi de 159 gigavatlık katkısıyla bu ivmeyi destekledi. Hidroelektrik, biyoenerji ve jeotermal gibi diğer alternatif kaynaklar ise büyümenin geri kalan dilimini tamamladı. Dijitalleşme, sanayi ve ulaşımdaki hızlı elektrifikasyon süreci, yenilenebilir enerjiyi en mantıklı ve en düşük maliyetli seçenek olarak ön plana çıkarıyor.

Fosil Yakıtları Tahtından Eden "Maliyet" Avantajı

Yeşil enerji yatırımlarının kısa sürede bu denli agresif bir grafik çizmesi sadece çevresel kaygılara değil, doğrudan ekonomik dinamiklere dayanıyor. Güneş panelleri ve rüzgar türbinlerinin üretim teknolojilerindeki gelişim, kurulum maliyetlerini radikal biçimde düşürdü. Birçok ülkede yeni bir temiz enerji santrali kurmanın, geleneksel fosil yakıt santralleri işletmekten daha ekonomik hale gelmesi hem devletlerin hem de özel sermayenin rotasını tamamen değiştirdi.

Öte yandan, 2022 yılında patlak veren küresel doğal gaz krizlerinin ardından ülkelerin önceliği haline gelen "enerji güvenliği" arayışı ve Çin gibi dev ekonomilerin devasa ölçekli seri üretim kapasiteleri, süreci hızlandıran en stratejik katalizörler oldu. Sonuç olarak güneş, şu an dünya üzerindeki "en hızlı ve en ucuz ek kapasite" kaynağı sıfatıyla küresel pazarı domine etmeyi sürdürüyor.

2026 Yeni Rekorların Yılı Olacak

Küresel çapta esen bu yeşil rüzgar, Türkiye'nin enerji politikalarında da karşılığını en güçlü şekilde buluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin 2035 vizyonu doğrultusunda çok kararlı bir büyüme patikasına girdiğini vurgulayarak, 2026 yılının yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacağını ilan etmişti.

Haziran 2026 itibarıyla güncellenen resmi verilere göre Türkiye'nin yenilenebilir enerjideki güncel kurulu güç tablosu şu şekilde şekillendi:

Enerji KaynağıGüncel Kurulu Güç (Megavat)
Hidroelektrik (HES)32.314
Güneş Enerjisi (GES)26.978
Rüzgar Enerjisi (RES)15.168
Biyoenerji2.140
Jeotermal Enerji (JES)1.798
TOPLAM TEMİZ GÜÇ78.398

Hedef 120 Bin Megavat: Her Yıl Yeni Bir Yatırım Dalgası

Türkiye, enerji bağımsızlığı ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda 2035 yılına kadar temiz enerji kurulu gücünü 120 bin megavata taşımayı amaçlıyor. Sektör analistleri ve ekonomi kurmayları, bu stratejik hedefin yakalanabilmesi için Türkiye'nin her yıl kesintisiz olarak ortalama 8 ila 9 bin megavatlık yeni yenilenebilir enerji kapasitesini ulusal şebekeye entegre etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız