ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile İran’ın misillemeleri, bölgedeki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerinde üretimi sekteye uğrattı. Küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 20’sinin taşındığı Hürmüz Boğazı’ndaki aksama, birçok üretici ülkeyi depoların dolması nedeniyle üretimi kısmaya zorladı.
Kayıpların büyük bölümü Körfez’de
İngiltere merkezli veri analitik şirketi Vortexa’nın hesaplamalarına göre, toplam 500 milyon varillik kaybın yaklaşık 190 milyon varili Körfez’de bekleyen tankerlerde bulunuyor. Sevkiyatı yapılamayan petrol miktarı ise 310 milyon varil olarak hesaplandı.
Ülkelere göre kayıplarda Suudi Arabistan 130 milyon varille ilk sırada yer alırken, Birleşik Arap Emirlikleri 122 milyon, Irak 110 milyon ve Kuveyt 64 milyon varillik kayıpla öne çıkıyor. Katar’ın kaybı 46 milyon, İran’ın 15 milyon varil olarak hesaplanırken, diğer ülkelerin toplam kaybı 14 milyon varil seviyesinde bulunuyor.
Asya’ya akış rekor düşük seviyede
İran hariç tutulduğunda, Orta Doğu’dan Asya’ya deniz yoluyla taşınan ham petrol miktarı mevsimsel olarak en düşük seviyelere geriledi. Bu durum, küresel enerji arz zincirinde ciddi bir daralma yaşandığını ortaya koyuyor.
Rezervler yetersiz kalabilir
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 400 milyon varillik stratejik rezervi piyasaya sunma kararı, yaşanan kaybı telafi etmekte yetersiz kalabilir. Uzmanlara göre günlük yaklaşık 17 milyon varillik arz kaybı, rezervlerin devreye alınma hızının üzerinde seyrediyor.
IEA Başkanı Fatih Birol, mevcut krizin petrol piyasası tarihinde eşi görülmemiş bir tedarik kesintisine yol açtığını belirterek, yaşananların 1973 petrol krizinden daha büyük bir etki yarattığını ifade etti.
Tüketiciye yansıma kapıda
Analistler, arz tarafındaki bu büyük daralmanın etkilerinin henüz nihai tüketiciye tam olarak yansımadığını ancak önümüzdeki günlerde enerji fiyatlarında sert hareketlerin görülebileceğini öngörüyor. Küresel piyasalarda gözler, hem jeopolitik gelişmelere hem de arz açığını dengelemeye yönelik adımlara çevrilmiş durumda.